TBMM’nin kuruluş felsefesine yakışmayan muhalefet
TBMM’nin kuruluş felsefesi resmi tarihçiler tarafından bir türlü kitaplarda yazılmaz. Okullarda pek öğretildiği vaki değildir.
Meclis’in hangi saiklerle ve nasıl açıldığını, Ak Parti ve MHP’li vekiller bilirler. Bilmeyen dostlara da muhalefetin nasıl bir miras üzerinde oturduklarını anlatmak isterim.
Millet Meclisi’nin açılışının gerçek hikâyesi mümkün mertebe es geçilir ve ısrarla laiklik nutukları atılır.
Oysa Birinci Meclis’in açılışı bilhassa Cuma gününe denk getirilmiş, hatm-i şerifler, Buhar-i şerifler okutulmuş, Hacıbayram Camii’nde Cuma namazı kılındıktan sonra, önde Kur’an-ı Kerim’i başındaki rahlede taşıyan bir hoca olmak üzere, Meclis binasına gidilmiştir.
¥
TBMM’nin 100. yılı (23 Nisan 1920) münasebetiyle bir dizi kutlama hazırlıkları sürmekteymiş. İsmail Kahraman ağabey TBMM Başkanı iken kendisine demiştim ki:
“Başkanım TBMM’nin yüzüncü yıl kutlamalarını siz başlatsanız âlâ olur, sizden sonra kimin geleceği belli olmaz. Siz Birinci Meclis’in kuruluş felsefesini güçlü bir şekilde taşıyor ve sahipleniyorsunuz, belki sizden sonra gelenler sizin gibi temsil edemeyebilirler.
Malum bizim yerli-milli mizaçlı siyasetçiler denge güdelim derken şarampole yuvarlanırlar. Onlar şarampolde boğuşurken asfaltı ehil olmayanlar kullanır.
Bunları konuşurken kimin TBMM Başkanı olacağı belli değildi. Umulur ve beklenir ki mevcut başkan, 100. yıl münasebetiyle Birinci Meclis’in kuruluş felsefesini ihmal ettirmez.
Neyse Birinci Meclis’in açılışına dönelim. Açılışla ilgili haberi Milli Mücadele’nin yayın organı olan Hâkimiyet-i Milliye’den Mehmet Doğan’ın sadeleştirmesiyle paylaşalım:
¥
“Nihayet, Büyük millet Meclisi’nin 23 Nisan Cuma günü açılması kararlaştırılarak o gün yine yüce milletvekilleri ile beraber küçük büyük bütün hükümet memurları ve memleketin eşrafı, Hacı Bayram Veli Cami-i şerifinde toplandı.
Büyük bir cemaatle Cuma namazının kılınmasından sonra önde Lihye-i Saadet (Hz. Peygamberin sakalı) ve Sancak-ı Şerifi taşıyan bir âlimler ve şeyhler heyeti tekbir ve tehlillerle müminlerin kalplerine ruhani hazlar saçtıkları halde alay ile Büyük Millet Meclisi dairesine varılmıştır.
Yüce Meclis’in kapısında güzel bir dua ile kurbanlar kesilmesinin ardından herkes içeriye girmiş ve Hz. Peygamberin sakalı ve sancağı büyük bir saygı ile başkanlık kürsüsü üzerine konularak zaten cami-i şerifte başlamış olan Kur’an hatmi ile Buhar-i şerif okunmasının son kısımları uğur getirmesi için orada tamamlanmış ve halin ve zamanın gereklerine uygun bir duanın ardından, başkan Sinop mebusu Şerif Bey, reislik mevkiine çıkmasıyla Büyük Millet Meclis’i açılmıştır”.
¥
Ezcümle:
Aklıselim sahibi kimselerin hangisi şu şartlarda açılan bir Millet Meclis’ine bugünkü muhalefetin yakıştığını düşünebilir?
Muhalefetin esas gayesi bu zihniyeti yok etmektir. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve onun şahsında hükümete karşı yaptıkları mücadelenin temelinde, Birinci Meclisi kuran yüce iradeye muhalefet etmek vardır.







