Tarihimizi Satanlar Ve Kurtaranlar (Okkası 3 Kuruşa Satılık Tarih Var)
“Efsanesi kaybolsa kıyamet koparanlar, tarihini okkayla satan milleti görsün”. Midhat Cemal Kuntay.
CHP zihniyetlilerin sadece insana ve insanımızın inançlarına karşı düşmanlıkları yoktur. Tarihimize ve tarihi değerlerimize karşı külliyen nefretle doludurlar.
Bu konuda öyle çok örnekler vardır ki, şimdiye kadar yazılanlar sinekte kanat bile değildir. Esas yazılmayanlar, cilt cilt ansiklopedileri dolduracak kadar çoktur.
•
1931’de Osmanlı Arşivi’nin başına, bütün ihmalkârlıkları örtbas edecek, telafisi imkânsız bir felaket gelmiştir. Hurda kâğıt fiyatına yabancı ellere satılmak.
Evet, ilk anda okuyanı şaşkına çeviren ve anlamakta güçlük çekilen bu akıl almaz hadise, milletin geçmiş ve gelecek nesillerinin malı olan bu toprakların, kıyamete kadar sahibi olduğunun tapusu mesabesindeki arşivlerinin başına geldi.
1931 yılı Mayıs ayında, İstanbul Defterdarlığı Maliye Arşivi evrakının bir bölümü, kuru ot ve paçavra fiyatına, ‘okkası üç kuruş on iki paraya’ Sofya yakınlarında faaliyet gösteren İsveçli Ermeni Berger ailesine ait Srnee Berger kâğıt fabrikasına, kâğıt hamuru yapılmak üzere satılmıştır.
Olay rahmetli İbrahim Hakkı Konyalı’nın “Son Posta” gazetesinde yayınlandıktan sonra Muallim Cevdet, birkaç vesikanın fotoğrafıyla İnönü’ye aşağıda feryadı yazar.
•
-Bu milletin askeri tarihi yazılmamıştır. Fakat asırlardan beri ordu defterleri, askeri emirleri, muhasara ve yol jurnalleri, bu mahzende şimdiye kadar saklı duruyordu.
-Vergi, emlak, nüfus, bütçeler gibi mali anasır tarihleri yazılmamıştır. Fakat vesikaları saklı duruyordu.
-Fünun ve maarif (Fen ve eğitim) tarihleri yazılmamıştır. Fakat vesikaları saklı duruyordu.
-Sanayi-i Nefise (Güzel sanatlar) şubeleriyle Türk evlerinin, bahçelerinin tarihleri yazılmamıştır. Fakat vesikaları duruyordu.
-Kâğıt, mürekkep, mühür, imza, cilt, ebru tarihleri yazılmamıştır. Fakat vesikaları saklı duruyordu.
-Ziraat, ticaret, sanayi, maadin işleri tarihi yazılmamıştır. Fakat vesikaları duruyordu.
-Türk kanunlarıyla nizamlarının tarihi yazılmamıştır. Fakat vesikaları duruyordu.
Şimdi bu vesikaların birkaç yüzbini uçmuştur. Daha birçok defterlerin de imhasına ayrıca karar verilmiştir. Yakında bu da olacaktır.
Paşam! Bu defterleri niçin müzeye vermeyip de ateşe yakacağız? Vahşi miyiz?
Satış ve imha faciasını Evkaf mahzenleri, Bahriye mahzenleri, Adliye, Dâhiliye, Maarif mahzenleri de tekrar edecektir. Bu ne müthiş haldir?
Bulgaristan’a taşınan balyalar içinden düşen bu vesikaları iki sokak çocuğu toplamış ve tesadüfen bendenize yirmi kuruşa satmıştır.
Paşam! Bizi beynelmilel ilim âleminde pek küçük düşürecek ve düşmanlarımıza ipucu verecek bir hareketten kurtarınız”. (Yedikıta Dergisi Ocak 2015)
•
Bu mektuptan sonra ne olmuş derseniz. Sadece bu evraklar değil, daha nice tarihi vesikalarla dini milli hüviyet taşıyan tarihi binalar satılmış, yıkılmış ve kiralanmıştır.
•
Yarın da tarihi kurtaranlar var.







