--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tarihi eserlerin yok oluşunu seyretmek

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Bin yıllık coğrafyamızda ve bugünkü 780 bin metrekarelik sınırlarımız içerisinde bulunan tarihi eserlerimize sahip çıkılmıyor denirse, haksızlık edilmiş olunur.

Devlet-i Aliye’nin yönetiminde bulunan coğrafyalardaki tarihi miraslarımıza TİKA yıllardır sahip çıkmaktadır.

Ülkemiz içerisindeki eserleri de Vakıflar Genel Müdürlüğü başta olmak üzere, devletimizin ilgili kurumları sahiplenmektedir.

Cumhuriyet tarihi boyunca geçmişimizin tapusu eserlerimize, Ak Parti iktidarları kadar hiçbir yönetim el atmamış ve korumaya almamıştır.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın sevk ve idaresindeki hükümetlerin bu husustaki başarısı elbet takdirle karşılanmaktadır.

Yurtdışında yahut içinde tarihimizin şahidi ve mümessili yüzlerce eserin restore edildiğini görmüşlüğüm ve şahitliğim vardır. Buraya kadar güzel, iyi hoştur!

Adettendir. Böyle güzellemelerden sonra ardından bir şikâyet gelir. Nezaketin gereği de budur. Önce iyilikleri söylemek lazım ki, devamında gelecek eksiklikler dikkate alınsın.

………………….

Dün Göynük’ten Gazi Süleyman Paşa Camii’ndeki güzel bir icraattan söz etmiştim.

İşte bu caminin külliyesi içerisinde aynı isimle anılan ve 700 yıldır hizmet veren bir hamam bulunmaktadır. Yalnız 2006 yılından bu yana adeta ölümü beklenmektedir.

Göynük Belediye Başkanı Kemal Kazan’ın, 2009 yılından beri hamamın  yeniden faaliyete geçmesi için her türlü çabayı sarf etmesine rağmen, galiba Ankara’daki bürokratik engeller yüzünden harekete geçilmemektedir.

Gerçi ne Vakıflar Genel Müdürlüğü ne Kültür Bakanlığı, “yapmayız, etmeyiz” demiyor ama tarihi mirası ayağa kaldırıp, halkımızın hizmetine sunalım da demiyorlar.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Kültür Bakanlığına bağlı. Bakan yardımcıları Haluk Dursun ve Nadir Alpaslan birer tarih dostudur, ikisi de tarihi varlıkların devlet-millet için ne anlama geldiğinin bilincindedirler.

Mesela Balkanlar’daki Osmanlı eserlerinin birçoğunu Haluk Dursun’dan duyduk. Bulgaristan ve Yunanistan’daki tarihi varlıklarımızı, Bülent Katkak’ın fotoğraflarıyla Haluk Dursun yazmıştır.

……………..

Gazi Süleyman Paşa hamamının mevcut imkânlarla yeniden işler hale getirilmesi, tarihi mirasa sahip çıkmak olacağı gibi esas yerleşik halkın ve ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılaması bakımından acil ve elzemdir.

Göynük içerisinde yahut köylerinde yalnız yaşayan ve temizliğe ihtiyaç duyan yüzlerce insanımız vardır ve kimseleri olmadığı için vücut temizliği yapamamaktadırlar.

Göynük’te böyle durumda bulunan kimseleri sosyal yardımlaşma vakfı araç kiralayarak, 60 km uzaktaki Geyve’ye hamama götürüp getirmektedir.

İmdat bekleyen Gazi Süleyman Paşa hamamı hakkında, devletimizin ve bürokratların not defterlerine kaydedilsin diye Evliya Çelebi’den bilgi aktaralım.

“Bu güzel hamam, Şehzâde Süleyman Paşa tarafından yaptırılmıştır. Çifte hamam olup, bir tarafı erkeklere, bir tarafı kadınlara aittir.

İstanbul’un hamamlarına rekabet edecek derecede güzel, belki onlardan üstündür. O kadar sağlam yapılmıştır ki, şimdi öyle bir bina yapmak mümkün değildir”.

……………….

Ezcümle:

Bir milletin tarih şuuru zayıflarsa, birlik ve beraberlikleri de o oranda zayıflar.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle