Taksim Camii milli iradenin tapusudur
Taksim Camii milli iradenin eseri ve tapusudur. Bugüne kadar yapılamamasının sebebi de millet iradesine ve camiye dost olmayanlardır.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından ibadete açılan camii hakkındaki haberleri görmüşsünüzdür ama bazı hatırlanmayanları hatırlatalım.
Taksim’de ilk cami, Topçu Kışlasının içindedir. 1940 yılında CHP iktidarınca kışlayla birlikte cami ortadan kaldırılır.
Taksim’e cami yapmaya teşebbüs edenlerden birisi de 1952 yılında Başbakan Adnan Menderes’tir. O günün gazeteleri haberi; “Taksim Meydanına Büyük Bir Cami Yapılacak” diye duyurur, haberin devamı şöyledir:
“Taksim Meydanı, İstanbul’un büyük çapta Türk ve İslam mimari abidelerinden mahrum bir köşesidir. Bu sebeple Taksim’de bir cami inşa edilmesi düşünülmektedir”.
Ve yine CHP tarafından sürekli engeller çıkarılır ama milli iradenin gayreti durmaz. Taksim’e caminin bu sefer ki müteşebbisleri, sağduyu sahibi işadamlarımızdır.
İshakol boyalarının sahibi Süleyman İshakoğlu, ÇBS boyalarının sahibi Abdülkadir Çavuşoğlu ve Ülker’insahibi Sabri Ülker, caminin yapımı için harekete geçer ve onların açtığı yoldan Taksim’e cami meselesi tüm engellere rağmen aralıksız sürer.
27 Mayıs darbesinden sonra Süleyman Demirel de 1965 yılında camiyle ilgilenir ama yine CHP’li belediye başkanının engeline takılır.
İkinci Milliyetçi Cephe hükümetinin (1977) gündemine de gelir. Başbakan Yardımcıları Necmettin Erbakan ve Alpaslan Türkeş’in isteğine Demirel olur verir.
Ancak arsanın sahiplerinden birisi olan İstanbul Belediyesinin CHP’li başkanı, arsanın cami için satılmasını kabul etmez.
1980 Eylül başında MC hükümeti bakanlar kurulu kararıyla arsayı camiye tahsis ettirir ve temel atmaya 10 gün kala, 12 Eylül darbesi gerçekleşir.
Darbede iş başına gelen Orgeneral İsmail Hakkı Akansel imar planında hemen değişiklik yaptırarak cami arsasını otoparka çevirtir.
Bu karara itiraz meselesi Danıştay’a intikal eder ama netice değişmez. Danıştay 6. Dairesi 7 Şubat 1983 tarihinde “Taksim Camiinin şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı” kararını verir.
Yıl 1996’yı gösterdiğinde dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve şimdi Cumhurbaşkanımız olan R. Tayyip Erdoğan, Taksim’e cami yapmaya kararlıdır.
Refah-yol hükümeti Başbakanı Necmettin Erbakan’ın, Taksim’e caminin temelini atacağını duyurur.
Dönemin valisi Hayri Kozakçıoğlu ise “Mülki amir olarak izin vermeyeceğiz” der. Memleketin ne hale geldiğine bakar mısınız? Başbakan “olur” diyor vali “olmaz” diyor.
Dönemin Beyoğlu Belediye Başkanı Nusret Bayraktar ise “Taksim’e cami yapılır, temelini de başbakanımız Erbakan atar” diye karşılık verir.
Refah-yol hükümetinin Kültür Bakanı İsmail Kahraman ise “Taksim’de camiye karşı çıkanlar yobazdır” diyerek milli iradeyi işaret eder.
Ve 28 Şubat zihniyeti devrededir. Darbecilerin emriyle anıtlar kurulu bölgeyi sit alanı ilan eder.
Ve 28 Mayıs 2021. Taksim Camii milli iradenin tapusu olarak açılır. Hamdolsun.







