--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Taklitçi Zihniyet 28 Şubatçılar

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Söze başlamadan önce Merhum Erbakan hocamızı rahmetle analım ve ruhu şerifine birer Fatiha gönderelim.

Ayrıca, “Lozan Hezimet mi Zafer mi” diyerek resmi tarihin gizlediği Lozan gerçeğini yazan Kadir Mısıroğlu ağabeye de geçmiş olsun dileklerimizi iletelim.

Hepimizin bildiği gibi yazının başlığındaki “Taklitçi Zihniyet” kısmı merhum Erbakan hocamıza aittir.

Dilleriyle bizden, zihniyetleriyle Batılı olan ve ülkemizi Batının uşağı yapma hevesiyle neredeyse yüzelli yıldır memleketi darbelerle, muhtıralarla köşeye sıkıştırarak, halkımızın ensesinde boza pişiren 28 Şubatçılar, taklitçi zihniyetleriyle devleti ve milleti bir daha çıkmamak üzere uçurumdan yuvarlayacaklardı.

Kemal Tahir bu taklitçiler için şöyle der:

“Tanzimat, Osmanlı düzeninin tasfiyesi, Avrupa düzenini topluma yerleştirmek girişimidir. Genç Osmanlılar bu türküyü çığırırlar, Jön Türkler bu türküyü söylerler. ‘Devlet elden gidiyor aman ne çare’ diyenler, Batılılaşmayı çare bulmuşlardır”.

Batılı insan tiplerini de; “İnsan eti yiyen kravatlı yamyam” olarak tanımlar.

Taklitçi zihniyetler, patronlarına tam sadakatleri sonucu Lozan’da verilen sözler neticesinde, Anadolu coğrafyasında bile rahatça devlet kurmamıza müsaade etmemişlerdir.

Batılılaşma adına ikibin yıllık bir toplumun dini ve milli tüm değer yargıları, her alanda gayri ahlaki ve gayri kanuni şekillerle yok edilmek istenmiştir. 

Refah düzeyleri dışa bağımlı olan “yüzde beşlik mutlu azınlığın” küresel güçlerden aldıkları destekler, 28 Şubatçıları ve emirlerindeki aynı azınlığın hizmetkârı olan medya için büyük silahtı ve “topyekûn savaş” manşetleri bu sebeple atılıyordu.

İttihat ve Terakki’nin son artığı 28 Şubatçılar, ülkemizdeki dini ve milli kimliği yok ve inkâr etme mücadelesiyle devletimizi ve milletimizi talan etmişlerdir.

Tarihimizi, kültür ve medeniyetimizi, bu değerlerin istikameti olan kıblemizi reddeden mankurtlaştırılmış bir toplum meydana getirmek istemişlerdir.

Bu sebeple, hepimize yeni bir din ve kültür formatı atmaya başlamışlardı. Formatlara karşı çıkan herkes de hain, düşman ve tehlikeliydi.

Her fırsatta söyledikleri “On yılda on beş milyon genç …” marşını, İstiklal Marşı ile değiştireceklerdi. O’nun için Mehmed Akif’e karşı düşmanlık beslemekteydiler.

İşte kendisi de bir 28 Şubat mağduru olan Cumhurbaşkanımız Erdoğan başta olmak üzere, hükümet ve devletimizin bütün kurumları, yıllardır bu talanın tamiratıyla birlikte yedi düvele karşı İstiklal mücadelesi vermektedir.

Ezcümle:

28 Şubatçılar ve benzerlerinin devletimize-milletimize bakışı, CHP zihniyetinin sahiplerinden dönemin Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’ın (afedersiniz) şu ifadelerinde yer almaktadır.

Nevzat Tandoğan, Osman Yüksel ve arkadaşlarına şöyle bağırır:

“Ulan öküz Anadolulu!.. Sizin milliyetçilikle, komünizmle ne işiniz var? Milliyetçilik lâzımsa biz yaparız.  Komünizm gerekirse onu da getiririz.

Sizin iki vazifeniz var: Birincisi, çiftçilik yapıp ürün yetiştirmek. İkincisi, askere çağırdığımızda askerlik yapmaktır’ der.” 

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle