Sonuç Yine Aynı Olursa
Sıkça sorulan soru şu:
“1 Kasım seçimlerinde sonuç yine aynı olursa?”
Bu soru, soru sahiplerinin düşünce yapıları hakkında bilgi vermekle birlikte, içlerindeki birkaç endişenin de habercisidir.
Elbet soruya “aynı olur” veya “olmaz” diye cevap vermek, şu an için mümkün değildir.
Kalpleri eviren çeviren Allah’tır. Yarının sahibi O’dur. Allah’ın bileceğini ve O’nun ne murad edeceğini bilmek, bilir gözükmek, gaipten haber vermek olur.
Ancak geçmiş tecrübelere ve denemelere dayanarak tahminler yapılabilir.
Bu çerçevede 1 Kasım 2015 seçimlerinin sonucuyla ilgili bir tahminde bulunmak gerekirse şöyle denilebilir:
“1 Kasım seçimlerinin sonucu, 7 Haziran seçimlerinin neticesiyle aynı olmayabilir”. Sebebine biraz geniş bir pencereden bakalım.
•
Siyasi tarihimiz; “İslam’a duyarlı ve sahipli” milletimiz üzerinde, “derebeylik ve eşkıyalık fırtınası” altında; “baskı, şiddet ve ölümlerle” başlamıştır.
Müslüman halkımızın “dini ve milli mayasını” tahrip eden CHP zihniyetinin meydana getirdiği bezginlik ve ürkeklik, halen ittifaklarla sergilenmektedir.
7 Haziran seçimleri öncesi ve sonrasında süren ve gelecekte de asla izahı mümkün olmayan iç ve dış ittifaklara, “ön yargısız ve peşin hükümsüz” bakan herkes bu fotoğrafı görebilir.
•
14 Mayıs 1950’de yıkılmaz sanılan ve yine İslam’a karşı şartsız ittifak oluşturan Komünizm ve Faşizm karışımı diktaya milletimizin ekseriyeti, “Yeter Söz Milletin” deyince, Türkiye’nin önü açılmış, istikrar ve güvene kavuşulmuştu.
On yıl süren istikrar ve güven ortamı yine aynı şebeke tarafından akamete uğratılınca, ülke bir daha kendini toparlayamamış ve bir yığın yaralarla, berelerle, düşe kalka, 3 Kasım 2002 yılına kadar gelinmişti.
3 Kasım 2002 seçimlerindeki “dini milli oluşumlu ruh ve maya”, 14 Mayıs 1950 seçimlerindeki aynı ruh ve maya ile buluşmuştu. Haliyle bu sefer ittifak daha da büyümüştü.
Siyonizm ve Masonik çevrelerin koordine ettiği; siyasi, ekonomik ve bir kısım medyayla birlikte, devletin bazı kurumları, millet iktidarına karşı ittifak oluşturmuştu.
•
Lafı uzatmayalım ve hamdolsun bütün badireler, halkımızın sağduyulu hareket etmesiyle atlatılarak 7 Haziran seçimlerine kadar gelinmişti.
PEKİ, 7 HAZİRAN SEÇİMLERİ NEDEN BÖYLE OLDU?
Devlet millet barışından korkan ve ancak bu barışı bozarak kendilerine hayat hakkı bulabileceğini düşünen ittifakçılar, yeni üyeleriyle birlikte AK Parti’ye karşı blok oluşturdular.
Maalesef bu çirkin ittifak; “Nasıl olsa AK Parti kazanır” anlayışının gölgesinde kalarak hemen fark edilemedi ve anlaşılamadı.
•
Velhasıl “1 Kasım 2015 Tekrar Seçimi”, sağlam raylardan çıkarılmak istenen Türkiye’nin, “yola devam seçimi” olmalı ve ülkemiz, “artık ittifakçıların”, “şamar oğlanı” olmaktan çıkarılmalıdır.
Biz batan güneşi severiz, çünkü yeniden doğar ve umutsuzluk, Müslümanların şiarı değildir.







