--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Siyasette Zafiyet Terörden Beterdir

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
1

“İnsanın hareket yolunu çizen, akıl ve bilgisinden çok ahlakıdır”. Said Halim Paşa.

Siyaset; küfretme, hakaret etme, iftira ve yalanlarla toplumu aldatma sanatı değildir.

Siyasette yalan, iftira, bühtan ve benzeri tüm söz, hal, hareket ve eylemler, saman alevi gibidir. Yanar ve söner. Bu siyaset değil kendi küllüğünde ötmektir.

Siyasette kazanmak, ancak ahlaki noksanlıkların giderilmesiyle mümkündür. Aksi takdirde siyaset adı altında siyasetçi değil, bir mafya örgütü kurulmuş olunur.

Yazının başına aldığım ifade, İttihat ve Terakkicilerin fiili olarak devletin gücünü ellerinde bulundurduğu dönemin Sadrazamlarından Said Halim Paşa’ya ait.

Said Halim Paşa, İttihat ve Terakkicilerin elinden yakasını kurtaramamış bir Osmanlı münevveridir.

Osmanlı Devleti’nin nasıl sona erdiğini ve erdirildiğini anlatır. “Buhranlarımız” isimli eserinde ısrarla ahlak ve erdemin üzerinde durur.

Siyasette gözü dönmüş olmanın ne demek olduğunu en açık şekilde yaşayan Said Halim Paşa’dır.

Sözü Said Halim Paşa’nın tespitleriyle sürdürelim ki belki tarihin tekerrürü önlenir.  

“İnsanın hareket yolunu çizen, akıl ve bilgisinden daha çok ahlakıdır. Bir hain, kötü ahlakının kendisine gösterdiğinden başka bir şeye aldırmaz.

Akıl ve bilgi kuvvetini, ancak cinayetini başarmak ve kendini kurtarmak için ötekini berikini kandırmakta kullanır.

Azim ve iradesinin azlığı sebebiyle, hayatta başarı elde edememiş olan bir kimse, bu ahlaki noksanlarını örtmeye ve gizlemeye çalışır.

Akıl ve bilgisini, çoğu zaman, kendini teselli etmek için başkalarına iftira etmek veya haksızlıklara hedef olduğu iddiasında bulunmak üzere, hayali suçlular uydurmak için kullanır.

Elhasıl, ferdin hareketlerinin yolunu çizen, fiil ve işlerini ona telkin edip, fenalıklardan men eden, ruhi ve içtimai nizamı, yani ahlakıdır. Zekâ ve bilgi, ancak ikinci derecede tesir sahibi olan vasıtalardır”. Geçelim.

Siyasette ve devlet-millet yönetiminde elbet en büyük yük, Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM ve hükümetin sırtındadır.

TBMM’deki yerli ve milli ruh sahibi milletvekillerinin varlığı ve ittifakı, ülkemizin ve milletimizin bekası açısından son derece önemli ve eften püften hususlar sebebiyle asla vazgeçilmesi imkânsız bir ittifaktır.

Bu manada devletimizin ve milletimizin kuvvet ve canlılığını, birlik ve beraberliğini, tam olarak muhafaza edebilmesi için ahlaki meziyetlerin, faziletin, terbiyenin, tüm işlerin önüne geçmesi gerekir.

Ezcümle:

Bugün Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere hükümetin icraatlarına karşı sürdürülen AB fonlu muhalefete bakınca, esas problemleri ahlak zafiyetidir.

Bir başka sorumluluğu hakkıyla yerine getirmesi gereken kesim de bürokratik kesimdir. Devletin yüzünü ak edecek olanlar bürokratlar ve diğer çalışanlardır.

Bu sebeple, bürokraside aranacak şartların başında; “bilgi, görgü, tecrübe” yanında esas olarak “ahlaki meziyetler” aranmalı ve olmalıdır.

Ahlakın olmadığı yerde devletin masrafı çok olur.

 

Yorumlar

(1)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kocasolak

30 Haziran 2021 14:37

Ahlaksızlığın bu kadar dünyalık getirisi olduğu bir dönemde, nasıl AHLAKLI olunabilir hocam. 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle