Siyaset çöplüğünde doğan partiler
Dört türlü siyaset vardır. “İlmi Siyase” “Fikri Siyase” “Nefsi Siyase”, “Kibri Siyase”…
Bunların içerisinde “İlmi Siyase” ile “Fikri Siyase” toplum nezdinde ve devletler nezdinde kabul görür, yerleri yurtları olur.
Diğer ikisinin yeri ise siyaset çöplüğüdür. Levha partileri şahittir. Siyaset çöplüğünden partiler doğdu. Ayrıca siyasi tarihimizde ilk defa böyle bir doğum meydana gelmekte!
Siyaset çöplüğündeki partilerin doğumu, “Nefsi Siyase” ile “Kibri Siyase” neticesindedir.
Bunların da temelinde kişilerin nefisleri ve kibirleri vardır ve nefisle kibrin birleşimi, kişi yahut kişilerin insani melekelerini zaafa uğratır.
Siyaset zaafa ve zayıflığa müsaade etmez. Siyaset, kişisel zaaflara ve zayıflıklara engel olma sanatıdır.
•
Yazık! Siyasette böyle nice “iyi” sanılan, iyi sanıldığı için devlet yönetiminde görev verilen, yer-yurt ve iş sahibi yapılan lakin kafalarının arkasındaki asıl niyetlerini parti kurarak ifşa edenler olmuştur.
Siyaset çöplüğündeki partilere bakıldığında bu şekilde pek çok vakıaya rastlamak mümkündür.
Bir parti siyaset çöplüğünde doğunca oradan ne kuranın ne kuranların çıkması mümkün değildir. Yaptıkları insan ve para masrafıyla kalırlar.
Eğer bir siyasetçi, ekmek yediği sofranın altını karıştırıyor ve sofraya ihanet ediyorsa, bizim toplumsal ahlak geleneğinizde, böylelerine iyi gözle bakılmaz ve kabul görmez.
Yıllarca memleketin-milletin sırtında siyaset yapacaksınız, aynı sofraya oturacaksınız, millet nezdinde bir yerlere geleceksiniz ve gelişinizi kendinize yorarak “Niye ben olmayayım” diye parti kuracaksınız.
Demek ki, ne ülkeyi ne milleti tanıyamamışlar. Belki de hayallerini bile kuramadıkları makamlara, mevkilere geldikleri ve gelişlerini de; “Ben olmasam olmazmış” gibi garip bir aldanışa düşmüşlerdir.
Oysa mezarlıklarımız nice kendisini vazgeçilmez zannedenlerle doludur.
•
Milet olarak bizim muhafazakâr geleneğimizde liderler partilerinden öndedir.
Bunun en açık delili, Ak Parti’dir. Şahsım Ak Partinin kuruluşundan bu yana, Ak Partiye oy vermekte ve her fırsatta yazılarıyla, konuşmalarıyla desteklemektedir ve bunun tek sebebi, R. Tayyip Erdoğan’dır.
Daha bugüne kadar Ak Parti’ye ne herhangi bir vekil için ne kurucular için ne de başkaları için oy vermiş değilim. Davamın liderinin partisi olduğu için desteklemekteyim.
Bu anlayış sadece şahsımla ilgili bir durum değildir. Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın aldığı oy oranları her şeyi göstermektedir.
Liderler her zaman doğru kişilerle çalışmayabilirler. Yanılmak da yanıltılmak da insanoğlu içindir. Yanlış kimseleri hak etmedikleri yerlere getirebilirler.
Elbet R. Tayyip Erdoğan da bir insandır, yanılmış ve yanıltılmıştır. Siyasette böyle hadiseler çoktur.
Ezcümle:
Siyasette en tehlikeli insan tipi, arkasına millet desteği almadan harici güçlerle siyasete soyunan kimse yahut kimselerdir.
Böyleleri nefislerinin ve kibirlerinin emriyle hareket ederler. Rabbim devletimizden ve milletimizden bunları uzak eylesin.







