Seksen Yıl Nasıl Geçti
Bu haftaki eserlerimiz Ensar Neşriyat’tan.
Ensar Vakfı ilme ve insana hizmette toplumsal hafızamıza sahiplik ederek, yerli ve milli değerlerimizin kayda alınması hususunda önemli eserler yayınlıyor.
İlk eserimiz, seksen yılını ilim ve insana vakfeden isimlerden olan Mehmet Yahya Kutluoğlu’na ait.
Kutluoğlu hocanın ömrünü anlattığı kitabının adı; “Seksen Yıl Nasıl Geçti”.
Esere önsözü yeğeni rahmetli Prof. Dr. Bekir Topaloğlu yazmış. Mehmet Yahya Kutluoğlu hoca da seksen yılın özetini, kitabın girişinde şöyle anlatıyor:
•
“Hayat levhalarında ruh ve mana varsa iz bırakır, anlam taşır, tesiri devam eder. Yani insan hayatı; din, millet ve memleket yararına, dünya ve ahiret saadetine katkıda bulunuyorsa değer taşır, makbule şayandır, örnek edinilmeye namzettir.
Hayat bu vasıfları taşımıyorsa, boşuna harcanmış, en değerli hayat sermayesi zararına kullanılmış, gereği gibi kâr getirecek şekilde değerlendirilmemiş demektir.
En değerli varlıklara, en üst makamlara, en büyük rütbelere ve ebedi saadetlere ulaşmak varken, başka bir tabirle; altın, gümüş ve pırlanta gibi ahiret hayatına sahip olmak mümkün iken, çörçöplüğe, hiçbir şeye faydası olmayanlara rıza göstermek, büyük ahmaklık, telafisi mümkün olmayan tehlikeli ve büyük bir zarar-ziyandır”.
Evet, Türkiye’nin yakın tarihini, belge ve şahitleriyle okuyacak ve neleri hatırlayıp, neleri unuttuğumuzu bu çerçevede yeniden gözden geçireceğimiz bir hatırat olmuş.
•
Ensar Neşriyat’tan çıkan bir diğer eser, Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan hocanın; “Sıra Bizde” isimli kitabı. Eserin alt başlığı şu: “İmam-Hatip Nesline Sesleniş”.
Kitabın her sayfası “Müslümanım” diyen tüm fertlerin attığı adımlara, alıp verdikleri nefeslere dikkat etmesi ve hayatlarının her anından sorumlu tutulacaklarını anlatıyor.
Bütün dünyadaki Müslümanlar olarak bir türlü kurtulamadığımız, sanki kurtulmak da istemiyormuşuz gibi adeta şeytanla iş birliği yaparak, kendimize ve dışımızdaki toplumlara zerk ettiğimiz bir hastalığımız var. Adı, “Bölünmek”.
İsmail Lütfi Çakan hoca bu hususta şu uyarıyı yapıyor:
“Kolaylaştırma prensibi” ‘Müslümanlar arasında fitne çıkarmama’ kaydını da tebliğ usulüne ilave etmektedir.
Mübelliğler kadrosunun, öncelikle ellerindeki Müslümanları korumak, ama asla içlerinde bir ayırıma ve bölünmeye götürmeme sorumlulukları vardır.
Müslümanları bölerek, parçalayarak İslam’a hizmet edildiği söylenemez. Bir başka tabirle, ihanet hizmet diye yutturulamaz”. Gerisi kitapta.
•
Ensar’dan üçüncü eser, bu yılın 23 Nisan’ında Hakk’ın rahmetine kavuşan Mehmet Mehdi Sungur Paşa’nın, “İnsanı Yücelten Değerler” isimli kitabı.
Sungur Paşa hayatını askerlikle birlikte ilim ve irfan uğruna mücadeleyle geçirmiş birisiydi. İlerleyen yaşına rağmen köşesine çekilmek yerine, inandığı değerler adına mesaisini hiç eksik etmemişti.
Bekir Topaloğlu ve Sungur Paşa’nın ruhları için el-Fatiha.
Eserler hakkında:
Ensar Neşriyat; 0212-491 19 03







