Şehirliler için felaket çiftçiler için bereket
Biz insanoğlunu anlamak gerçekten zor. Şükür ki, hesap günü var. En azından o güne iman edenlerin hürmetine, belki de Rabbim bize ekmek aş vermektedir.
Biz insanoğlu iyi ki de ölümlüyüz. Bize ancak tüm kâinatın yaratıcısı olan ve kâinat içerisinde de ayrıca insanı yaratan ve asla hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah katlanabilir.
•
Mevsim kış. Yağmur yağacak, kar yağacak, fırtına olacak. Ve bunlar (iman edenler için söylüyorum) Bizce sebepleri bilinmeyen, bilinse de kavranamayan bir denge üzerinden Allah’ın hikmetleridir.
Şehirde yaşayanlar için kar yağması bir felaket olarak değerlendirilmektedir. Haberleri sunanlar, felaket tellallığı içerisinde duyurup, insanları endişe ve korkuya sevk etmektedirler.
Oysa Anadolu’nun her yöresinde kar bir “bereket” olarak kabul edilir ve şükür vesilesi sayılır. Kar yağdığında insanlar; “Allah yüzümüze güldü” derler.
Şehirlilerin evlerine giren ekmek, meyve, sebze ve kuru yiyecekler, evlerinin salonlarında yetişmiyor, bu ülkenin topraklarında yetişiyor.
Kar yağmasa, yağmur yağmasa, rüzgâr esmezse, topraklardaki tohumlar neyle yetişecek?
•
Ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmayan, evlerinde, iş yerlerinde, arabalarında her türlü tedbiri alan, bütün ihtiyaçlarını istedikleri mekânlardan rahatça gideren, kar ve yağmurdan öyle şikâyet etmekteler ki, şikâyetlerinin bir isyana dönüştüğünü anlamamaktalar.
Oysa çiftçimiz kar bekler, yağmur bekler, kar gelince yağmur yağınca şükreder.
Tarlasına, bağına, bahçesine ektiği mahsulün verimli olacağına inanarak; kara, fırtınaya katlanır ve hamd eder.
Yeryüzünde sadece canlı olarak biz insanoğlu var değiliz ki. Bizim dışımızdaki hayvanat ve tabiatın da yaşaması ve beslenmesi lazım.
•
Televizyon ve internet haberleri, “bereketi felakete çeviren isyanlardan” vazgeçmeli, insanları huzursuz etmek, yine iman edenler için söylüyorum, bir “kul hakkıdır.”
İman edenler ifadesini niye ısrarla kullanıyorum. Şunun için:
Sosyal medya denilen bir “şeytan örgütü” var. Bu örgütte; ne insaf, ne vicdan, ne din, ne iman, ne ahlak, ne ayıp, ne edep, ne erkân hak getire.
Ruhlarını kirletmiş bir sürü insan, ellerine cep telefonları veya bilgisayarlarını almışlar, aç kurtlar gibi gördükleri her şeye sınırsızca ve sorumsuzca saldırmakta veya saldırtacak işler yapmaktadırlar.
•
Şu soru gelebilir.
-“Peki, karlardan ve yağmurlardan dolayı bir sürü afet olmuyor mu?”
Olmaz mı elbet oluyor.
Bir soru daha.
-“Peki, afetlerin meydana geldiği yerlerde, Allah’ın koyduğu dengeyi kim bozmaktadır, felakete kim davetiye çıkarmaktadır?”
Elbette insanoğlu. Bu bir bencilliktir. Bencillik ise şeytandandır. Şeytan da isyandadır.
Çok tuhafız.
Yağmur yağmazsa kuraklık, yağarsa felaket deniliyor. Kar yağmayınca yağsın isteniyor, yağınca afet deniliyor. Bu da insandaki denge bozukluğu değil midir?







