Seçilecek Başkanlarda Liyakat ve Sadakat
Kime sorarsak soralım; bütün işlerde çalışacak insanlarda liyakat ve sadakat aranması gerektiğini söyleyecektir.
Yalnız liyakat ve sadakatten ne anladığımız yahut ne anlaşıldığı o kadar müphem ve karışıktır ki, yine her birimizin liyakat ve sadakat tarifi farklı farklıdır.
Oysa liyakatin tarifi bellidir. Kişinin kendisine emanet edileceği iş hususunda, bilgi ve beceri anlamında tam donanımlı ve tecrübe sahibi olmasıdır.
Sadakat ise işiyle birlikte devletine, milletine, bayrağına, toprağına, dini-milli değerlerine tam bir bağlılık içerisinde olmasıdır.
Tabi bu durumda liyakat sahibi, aynı zamanda sadakat sahibidir. Belki bunların ikisini bir arada bulmak zor gibi gelebilir fakat arayanlar bulur.
Tabi böyleleri liyakat ve sadakat karakterlerinden dolayı, kendilerini pazarlamaktan hoşlanmazlar.
Hatta birçoğu iş başında olması gerekirken, ikinci-üçüncü adam olarak çalışıp, bütün yükü çekerler.
Onların sayesinde önde olanlar yukarı çıkarken, onlar yerlerinde sayar ve “iyi insan” olarak anılırlar.
¥
Tabi bu durum bir adaletsizliktir! Liyakat ve sadakat sahiplerini seçmede ne yazık ki, akıl ve vicdan yerine, nefisler ve başka şeyler devreye girmiş demektir.
Bir de çoğu zaman liyakat sahiplerinin arkasında genelde itici insan gücü yoktur ve keşfedilmeyi beklerler.
Sadakati “bağımlılıkla” karıştıranlar da kendi içlerine kilitlenip kaldıklarından, onlar da yaptıkları işlerde ne uzar ne kısalır ne çalışır ne tembellik ederler, ortada bir yerde körü körüne yer işgal edip dururlar.
Bu hallerin pek çoğunu bürokraside görmek mümkündür. Belediyelerin hemen hepsinde böyle manzara sergileyen tiplerden bolca vardır.
Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın en çok rahatsız olduğu meselelerin başında, işte bu kör sadakat sahipleri gelmektedir. Erdoğan bunlardan pek mustariptir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MSP gençlik kollarından bu yana yönetimde söz sahibi olacak kişilerde aradığı şart şudur;
“Liyakatte ve sadakatte kendi kimlik ve kişiliğini ispat etmiş, önce kendi olabilen, sonra layık olduğu işe ‘emanet’ bilinci ve inancıyla sahip çıkan sağlam karakterli insanlar”.
Evet, gözler bu çerçevede Ak Partinin belediye başkan adaylarında.
¥
2019 Mart yerel seçimleri, Ak Partinin “usta” sınıfından seçimidir. Adayların belirlenmesinde hata oranının sıfıra yakın olduğu tahmin edilmektedir.
Cumhurbaşkanının konuşmalarından anladığımız, bütün ülke sathında Ak Partili belediye başkanlarının yüzde 80 civarında değişeceği yönündedir.
Ezcümle:
Ümit ederiz ki, adaylar hususunda çalışan ve listeyi Erdoğan’a sunanlar; devleti, milleti ve Erdoğan’ı tanıyarak, anlayarak, vicdanlarına uyarak ve dahi, her nefeslerini Allah’ın bildiğine ve kayıt altına alındığına inanarak bir liste belirlemişlerdir.
Sadece şunu idrak etsinler bir şey istemeyiz.
Dünyanın ve Türkiye’nin bütün yükü, Cumhurbaşkanının omuzlarında! Bu yükü hafifletmeyenler hem bu dünyada hem ahirette hesap vereceklerini unutmamalılar.







