Sanatkâr ve Sanat Hamisi Bir Sultan
Bugün cennetmekân II. Abdülhamid Han’ın vefatının 102. seneyi devriyesi. (10.02.1918) Bu haftaki kitabımız da II. Abdülhamid’e ait.
Ötüken Neşriyat’tan çıkan ve Ayşe Ersay Yüksel’in kaleme aldığı; “Sanatkâr ve Sanat Hamisi Bir Sultan” isimli eser, II. Abdülhamid Han’ın zanaatkâr yönünü anlatıyor.
Bir zanaat sahibi olmak, bizim inancımızın temel değerlerindendir. Hem Peygamberi bir gerekliliktir hem de “alın teri, el emeği” ve bunların peşinden gelen “helal kazanç” gibi insanın bedeni ve ruhi sıhhati için şarttır.
Kitapta da söz edildiği üzere Osmanlı padişahları, devletin kuruluşundan itibaren ilmin ve sanatın gelişmesi için eğitim ve öğretimin takipçisi olmuşlardır.
Osmangazi’den bu yana Devlet-i Aliye’nin temelini atan, kuruluşu gerçekleştiren ve zirveye taşıyan bütün padişahlar, istisnasız meslek sahipleri ve ilim adamlarıyla yakından ilgilenmiş, pek çok sanat ve ilim eserinin kültürümüze, mimarimize, el sanatlarımıza kazandırılmasına öncülük etmişlerdir.
Tabi bütün bunları yapabilmek için padişahların kendilerinin de çok kapsamlı eğitimden geçmesi lazım gelmektedir. Zaten işe oradan başlanmıştır.
…………………
Türk-İslam kültürünün bir eseri olan, Ahilik ve Fütüvvet geleneğinin icabı, Osmanlı şehzadelerine çocukluktan itibaren hem sancakta hem de Osmanlı sarayında, ilim tahsiliyle birlikte güzel sanatlar eğitimi verilmiştir.
Her padişah devlet yönetimi başta olmak üzere, savaş ve savunma hususunda otorite olsalar da mutlaka her biri sanatla uğraşmıştır. Bir sanata sahip olmayan padişah yoktur.
II. Abdülhamid ise çok yönlü bir meslek erbabı olmakla birlikte meslek sahiplerinin hamisidir.
Abdülhamid devri aynı zamanda Türk sanatı ve kültürü açısından yeni yolların ve denemelerin ortaya çıktığı bereketli bir dönemdir.
Bu devrin sanat eserleri, içinden çıktığı kültürün, medeniyetin, maddi ve manevi toplumsal yapının bir nevi ispatıdır.
II. Abdülhamid Han, eski Türk geleneğinde var olan “sanatçı sultan” imajını klasik çağdan modern çağa aktarmada iyi bir örnek olmuştur.
Bir yandan siyaseten devleti ayakta tutmaya çalışırken, bir yandan da sanatıyla ilgilenerek, kendi eserleri ile siyasi kimliğinin dışında da var olduğunu ortaya koymuştur.
……………..
II. Abdülhamid Han’ın sanat yönüne dair sözü, eserin yazarına bırakalım:
“Abdülhamid’in sanatkâr yönü; marangozluk, resim, müzik ve hat alanlarındaki eserleri ve çalışmaları ile değerlendirilebilir.
Bu sanatlar arasında en fazla mesaisini marangozluğa ayıran Sultan, müzik alanında da beste yapmasa da usta denebilecek ölçüde enstrüman çalabilmiştir.
Aynı şekilde bize Sultan Abdülhamid’in yaptığı resimlerden herhangi biri ulaşmamıştır. Fakat güvenilir kaynaklardan Sultan’ın resim yaptığını öğreniyoruz.
Hat sanatında elimizde çok az eseri olmasına rağmen, onun icazet sahibi bir hattat olduğunu da biliyoruz”.
………………..
Eser hakkında: Ötüken Neşriyat; 0212- 251 03 50







