Sahte Kahramanlar
“Bize kalan aziz borç, asırlık zamanlardan;
Tarihi temizlemek, sahte kahramanlardan”… Necip Fazıl.
Üstad iki mısra ile milletimizin ve devletimizin derdini özetleyerek “Hak ve Batıl” mücadelesinin özünü anlatmış.
Ülkemizin ve milletimizin başı yaklaşık 150 yıldır sahte kahramanlarla dertte. Sahte kahramanlardan tarihi temizlemek için uğraşıp durulmakta.
Kazım Karabekir Paşa’nın ifadesiyle: “Öyle puslu ki hava, şeytan bile Müslüman mintanı giyiyor”.
Bugün tam da bu hali yaşıyoruz. Sahte kahramanlar, Müslüman mintanı giyerek, nice sahte kahramanlar üretiyor ve milletin başına musallat ediyor ve ettiriyorlar.
Bu hafta tanıtacağımız kitaba geçmeden bizim Akit TV’nin başına gelen hadiseye de değinmeli. Meseleyi televizyon haberlerle, Ali İhsan Bey de hukuki boyutuyla vicdan ehli insanlara anlattılar. İnsanı insan yapan vicdanıdır.
Garip bir devirdeyiz. Nasıl bir hukuk işleyişidir anlamak imkânsız. Kim zalim, kim mazlum birbirine karışmış vaziyette. Pustan çıkamadık.
İstanbul Belediyesindeki kişinin borcu alacağından fazlaymış! Borcunu ödemediği gibi alacağını icra yoluyla tahsil etmek için televizyonun malzemelerini alıp götürmüş.
Hadiseyi tarihe ve ehli iman halkımızın vicdanlarına havale ediyoruz. Bizim yayın grubunun felsefesi çok nettir:
“Daima gerçekleri savunmaktır. Takdir edenler olsun diye beklentimiz yoktur. Vicdanımıza ve ahiret gününe hesap borcumuz vardır”. Geçelim.
…………………
Bu hafta tanıtacağımız eser, Üstad Necip Fazıl’ın “Sahte Kahramanlar” kitabı. Bilirsiniz üstadın kitaplarının tek yayıncısı vardır.
Üstadın kurduğu Büyük Doğu Yayınlarını, aile adına aynı zamanda Basın Yayın Birliği Başkanı da olan üstadın torunu Emrah Kısakürek yönetmektedir.
Geçmişteki sahte kahramanları anlamadan, bilmeden, tanımadan, bugünküleri anlamamız mümkün değildir. Bugünkülerle geçmiştekilerin arasında mutlaka bir bağ vardır.
Üstad “Sahte Kahramanları” yazarken tarihi bilelim diye değil, geleceğe ışık tutmak için yazmış, bu sahtekârların nesillerinin devam edeceğini bellememizi istemiştir.
Yeri gelmişken Kazım Karabekir Paşa’nın o ifadesini hatırdan çıkarmamalı. Hava çok puslu ve ortalık Müslüman mintanı giymiş şeytana/nefsine esir olmuşlardan geçilmiyor.
Neyse üstadın olduğu yerde sözü uzatmak hadsizlik olur. “Sahte Kahramanlar” kitabından değişik alıntılarla devam edelim:
……………..
“….. Kahraman üç sınıftır. Maddede, yalnız maddede kahraman… Manada, yalnız manada kahraman… Hem madde ve hem manada kahraman… Üstün sınıf üçüncüsüdür… Her şeyi birden toplayan ve davasını en üst manalardan alıp cemiyete nakşeden kazıyan…
…. İslamiyet korkusundan bir zamanlar ödü patlayan Batının (Rönesans)tan ve bilhassa 19. Asırdan sonra içimizde ürettiği inkâr nesilleri, kendi kendimizden ve kendi aslımızdan nefret ajanlarıdır. Batının duyduğu dehşet, içimizde belli başlı metotlarla kendi kendimizden nefret ajanlarını doğurdu”.
………………..
Ezcümle:
Evet, üstada rahmetle… Bugün memleketin başı işte bu ajanlarla beladadır.
Eser hakkında: Büyük Doğu Yayınları:
0212-528 55 51
www.buyukdoguyayinlari.com







