Özgürlüğe Kaçışım
“Şimdiye kadar başkalarının bize verdiği zararlardan ve mağlubiyetlerden bahsettik. Artık kendimize verdiğimiz zararlardan ve mağlubiyetlerimizden konuşmanın zamanı. Bu, bizim olgunluk çağımızın başlangıcı olacak”. Aliya İzzetbegoviç.
Bu hafta tanıtmaya çalışacağımız kitap; mücadelesiyle, devlet adamlığıyla, aile babalığıyla, milletine yaptığı liderliğiyle, yazdıklarıyla, konuştuklarıyla ve hayatıyla sadece Balkanlar’ın değil, bütün bir insanlığın vicdan terazisine koyduğunda; “İşte insan budur” dediği Aliya İzzetbegoviç’in, hapishanede tuttuğu notlardan oluşan “Özgürlüğe Kaçışım” ismini taşıyor.
Ketebe Yayınlarından çıkan eseri Türkçeye tercüme eden Edina Nurikiç. Aliya İzzetbegoviç bu notlarında kendini anlatmış değil. Dünyayı ve insanlığı anlatmış.
Merhum Aliya,“Özgürlüğe Kaçışım” ismini verdiği kitabında özgürlüğe kaçışının yanlış anlaşılmaması için daha ilk satırlarda şu hatırlatmayı yapmış:
•
“Okuyucunun (belki) okuyacağı bu metin, benim özgürlüğe kaçışımdı. Elbette ve ne yazık ki, bu gerçek bir kaçış değildi; ama olmasını isterdim.
Söz konusu olan, yüksek duvarlı ve çelik parmaklıklarla çevrili Foça Hapishanesi’nde mümkün olan tek kaçış, gönlün ve fikrin kaçışıydı.
Okuyucularımın da bu, çok iyi korunan bir hapishaneden heyecan verici kaçış hikâyesini dinlemeyi, siyasi ve felsefi konularla ilgili yorumlarımı okumaya tercih edeceklerini zannediyorum”.
Aliya bu notlarını, “ölümün tek umut olduğu günlerde” yazmış. Nasıl olsa öleceğim diye umudunu kaybetmeden hem milletine hem dünya insanlığına karşı vazifesini yapmaktan geri durmamış. Bu düşüncesini de şöyle aktarmakta:
“Konuşamıyordum fakat düşünebiliyordum ve bu imkânı sonuna kadar değerlendirmeye karar verdim.
Başlarda pek çok konuyla ilgili tartışmaları kendi içinde yürütüyordum; okuduğum kitapları ve dışarıda olup bitenleri kendi zihin dünyamda yorumluyordum.
Sonra bazı notlar tutmaya başladım; önceleri bunu gizli gizli yaparken sonradan iyice cesaretlenerek oturdum, okudum ve yazdım.
Böylelikle, daktilografım Mirsad’ı daktiloya geçirirken çokça uğraştıracak olan ve okunaklı olmasın diye mahsus kargacık burgacık harflerle yazılmış, teknisyenlerin A-5 dedikleri formatta onüç küçük defter ortaya çıktı.
Din, İslam, Komünizm, Özgürlük, Demokrasi, İktidar gibi ‘tehlikeli’ kelimeler bu notlarda yalnızca benim bildiğim ve üzerinden geçen yıllardan sonra bana bile tuhaf ve anlaması zor gelen başka kelimelerle değiştirilmişti”.
•
Kitap, yine merhum bilgenin ifadesiyle; iki binden fazla günün notlarından oluşan bir eser. Okuyacak olan herkesin kendisini, düşüncesini, fikrini, dağarcığındaki bilgilerini yeniden elekten geçirerek, yarınlarına farklı bakabileceği bir kitap.
Ezcümle Aliya’nın notlarından:
“İnsan melek olmaya çalışmamalıdır; bu mümkün değildir. Aynı şekilde hayvan seviyesine de inilmemelidir. Çünkü insan bu değildir”.
“Hedefimiz; ahlaki katılık ve siyasi özgürlük toplumu meydana getirmek olmalıdır. Bu zor fakat gerçekleşmesi mümkün bir görevdir. Bunun asli olarak İslami bir mefhum olduğunu düşünüyorum”.
Kitap hakkında: Ketebe Yayınları: 0212-612 29 30







