Ötüken Neşriyat’tan Üç Kitap
Gittiği istikametten emin olanlar, arkadan geleceklere mutlaka iz bırakır ve aynı yolun yolcusu olmak isteyenler de o izleri takip edip, geçmişle bugün arasında köprü kurarlar.
Tarihine sahip çıkan toplumlar, bu köprüler sayesinde medeniyetlerinin temelini oluşturan değerleri taşıyarak geleceklerini inşa ederler.
İşte bu medeniyet ve köprü eserlerden birisi de Prof. Dr. H. Ömer Özden’in kaleme aldığı; “Yahya Kemal Tarihin Estetik Yankısı” isimli eserdir.
Kitabın müellifi şöyle diyor:
“Yahya Kemal’in şiirleri, sadece duyguların terennümünden ibaret değildir; onun şiirlerinde tefekküre dayalı bir derinlik de vardır.
Düşünceler, çoğu zaman doğrudan doğruya, apaçık bir şekilde ortaya konulabildiği gibi bazen de edebî, tasavvufî, dinî ve hatta bilimsel eserler arasında saklı vaziyette bulunur.
Sahipleri tarafından, sanat icra etmek maksadıyla yazılan eserler arasına saklanarak belirtilmeye çalışılan bu fikirleri bulup ortaya çıkarmak da araştırmacıların görevidir.
Fikirlerin çeşitli eserlerde gizlenmiş olabileceği kanaatinden hareketle başladığımız çalışmamızda, Yahya Kemal’in düşünce dünyasını, onun şiirleri ve nesirlerinin içerisinde aramaya çalıştık”.
¥
Ötüken’den çıkan bir diğer kitabın ismi ise “Mitolojiden Tarihe Seçme Hikâyeler”.
Hayatın kendisi de bizatihi yaşanırken ve yaşandıktan sonra da hikâye değil midir? Fertlerden toplumlara ve devletlere kadar her birinin hikâyesi birbirine benzemez ve örnek olarak anlatılmaz mı?
“Mitolojiden Tarihe Seçme Hikâyelerin” derleyicisi ve yazarı Hüseyin Özdemir de; “İnsanlığın ürettiği değerlerin büyük bir kısmının evrensel olduğu rahatlıkla söylenebilir” diyor ve şunları kaydediyor:
“Dürüstlük, çalışkanlık, vefa ve cömertlik gibi değerler, hangi medeniyet havzasında hor görülür ki? Ya da yalancılık, kıskançlık, zalimlik hangi inancın yücelttiği kavramlardır?
Mevlana’nın pergel motifinde olduğu gibi pergelin bir ayağını kendi değerlerimize sabitlersek, diğer ayağıyla ulaştığımız dünya medeniyetlerinin bahçelerindeki çiçekleri koklamanın ne mahzuru olabilir?” İlginç hikâye demetleri kitapta.
¥
Ötüken’den üçüncü kitap, İlyas Topsakal’ın saha araştırması da yaparak kaleme aldığı; “Rus Misyoner Kaynaklarına Göre Rus Çarlığı ve Türkler” ismini taşımaktadır.
Kitap, ataları zorla Hıristiyanlaştırılmış milletlerin ve halkların torunlarının araştırmalarına kaynak tutacak niteliktedir.
Kısacası, kendini “Müslüman” olarak addedenlerin bile esaslı şekilde bilmediği nice meseleler var bu eserde.
Kitap, Altınordu İmparatorluğu’nun dörde bölünmesinden sonra ortaya çıkan hanlıklardan özellikle Kazan Hanlığı topraklarında yaşayan Türklerle ilgilidir.
Ruslar tarafından 1554 yılında istilâ edilen Kazan Hanlığı tebaası olan Türklerin Hıristiyanlaştırılmasını birinci elden kaynaklarla açıklamakta, geçmişi ilmî metotlarla aydınlatarak geleceğe ilişkin projeksiyon üretilmesinin önünü açmaktadır.
Kazan Hanlığının işgalinden sonra Rus devleti dinî özgürlükler konusunda asla hoşgörülü olmamıştır.
Belgelere dayalı olarak hazırlanan eserde gün yüzüne çıkarılmış bir tarih var.
¥
Eserler hakkında: Ötüken Neşriyat; 0212-251 03 50







