--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Nasreddin hoca

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Nasreddin hoca ismini duyup da tebessüm etmeyen insan var mıdır bilemem. Eğer varsa, Nasreddin hoca ismini hiç duymamış demektir.

Bu haftaki kitabımız, Nasreddin hocayı ve fıkralarını, tasavvufi yorumlarla anlatan bir eser. Nihayet Nasreddin hocayı magazin ve eğlence insanı olmaktan kurtaran bir kitap.

Ensar Neşriyat’tan çıkan eserdeki fıkraları derleyen ve tasavvufi yorumlar yazan isim ise Nahit Sertdemir.

Kitabı görünce sevindim. Nasreddin hoca her ne kadar Eskişehir Sivrihisarlı olsa ve Konya Akşehir’de mezarı bulunsa da neredeyse bütün dünya sahip çıkmakta ve aynı Nasreddin hoca, o ülkelerde bizdeki fıkralarıyla anlatılmakta, tanıtılmakta ve tanınmakta.

Mesela Orta Asya seyahatlerimde bizde bilinen Nasreddin hoca fıkralarının çoğunu dinlemişimdir.

“Yahu bu bizim Nasreddin hocanın fıkrası” dediğimde, “Hayır bizim Nasreddin hocanın fıkrası cevabını alıyordum. Tabii ki hepimizindi.

Nahit Sertdemir, uzun ve yorucu bir çalışma ile ortaya harika bir eser çıkarmış. Ensar Neşriyat ise yayınlayarak, hocayı esas sahip olduğu kimliğine kavuşturmuş.

Peki, hakikaten Nasreddin hoca nerelidir? 

Gelin bu sorunun cevabını hocanın değişik bir fıkrasıyla anlatalım.

Ekmek Nedir?

Nasreddin hoca, ortalıkta bilgin diye dolaşan bazı bilgisizler hakkında konuşunca, Padişah kendisini saraya çağırmış ve yedi bilginin onu sorguya çekmelerini istemiş.

Padişah ilk olarak Nasreddin hocaya söz vermiş. Hoca;

-“Bana kâğıt kalem veriniz” demiş ve getirilen kâğıtlarla kalemleri yedi bilgine verip; ‘Ekmek nedir’ sorusunun cevabını yazmalarını istemiş.

Cevaplar yazılıp Padişaha verilmiş. Yedi bilgin ekmeği ayrı ayrı tarif etmiş.

Kimi; ‘Ekmek bir yiyecektir’, kimi; ‘ekmek un ve sudur’, kimi; ‘ekmek pişirilmiş hamurdur’, diye cevaplamışlar.

Bu cevaplar üzerine hoca padişaha;

-“Padişahım, bunlar daha ekmeğin ne olduğuna karar verememişler, benim suçlu olduğuma nasıl karar verecekler” demiş.

Şimdi fıkradan yola çıkacak olursak, hakikaten Nasreddin hoca nerelidir?

Hocanın doğduğu, yaşadığı ve ahirete intikal ettiği yer neresi olursa olsun, nükteli fıkralarıyla, eğitici sözleriyle, insanı güldürerek düşündürmesiyle hepimizin gönlündedir ve asırlardır da yaşamaktadır.

Nasreddin hoca adına üzüldüğüm nokta şuydu;

Hocaya ait olmayan pek çok çirkin ve uydurma fıkralar hocaya mal edilerek anlatılmakta ve kitaplara girmektedir.

Oysa hocanın hiçbir fıkrasında asla “edebe muhalif” bir olay yoktur.

Yaşadığı ve anlatmak istediği tüm hadiseler, insanların dini ve milli değerler çerçevesinde yaşamaları için birer öğüt, nasihat ve vaaz niteliğindedir.

Kitapta hocaya ait 150 fıkraya yer verilmiş ve her fıkranın önce zahiri, ardından tasavvufi izahı yapılmış ve bir de ayrıca fıkralar, güzel şiirler ve yorumlarla süslenmiş.

Kısacası ilginç bir çalışma olmuş.

Bilgi için Ensar Neşriyat 

0212- 491 19 03-04 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle