--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Müstamel siyaset ve müstamel ideolojiler

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
1

Müstamel kelimesinin anlamı, kimlerin nasıl ve nerede kullandığı belli olmayan “kullanılmış eşya” demektir. Bu kelimeyi ilk defa Ankara İtfaiye Meydanında duymuştum.

Cumhuriyetin kuruluşuyla zenginleşenler, bir adıyla “Sıhhiye” diğer adıyla “Yenişehir” olarak bilinen semt ve ötesine yerleşip, Yenişehir’den Ulus tarafına geçmezlermiş.

Cumhuriyeti kuran halk için Ankara, Ulus ve civarından ibaret kalmış. Tarih kitapları, romanlar, belgeseller ve anılar öyle böyle söyler. Geçelim.

Bugün Gençlik Parkı’nın karşısında inşa edilen çok mükemmel bir caminin de yer aldığı ve Melih Gökçek tarafından adam edilen İtfaiye Meydanı, orta ve dar gelirli Ankaralıların giyim ve ev eşyalarını temin ettiği “Bit Pazarıydı”. A’dan Z’ye her şey satılmaktaydı.

İtfaiye Meydanının çocukluk ve öğrencilik yıllarımdan iyi bilirim. Milli Türk Talebe Birliği meydanın biraz uzağındaydı.

MTTB’den Hacı Bayram’a giderken meydandan geçer alışverişleri izlerdik. Orada anlardınız Türkiye’nin nasıl da bilerek ve isteyerek fakirleştirildiğini ve kaymak tabakanın nasıl zengin olduğunu.

İşte müstamel kelimesini en çok orada duyardım. Omuzlarına üst üste ceket asanlar, kollarına pantolonları takanlar, küçük barakalarda eskicilik yapanlar, bağıra çağıra satış yaparlardı.

Haliyle hırsızlarla, soyguna maruz kalanların da mekânıydı. Çünkü eşyaların bazıları hırsızlık mallardı ve eşyaları çalınan insanlar meydana gelip, malzemelerini ararlardı.

Yine oralardan geçtiğim günlerin birinde, tecrübesinin yaşlandırdığı irfan ehli bir zat, elini omzuma koyarak kenara çekti ve:

-“Evladım etrafta olup bitenleri çok dikkatli izliyorsun. Burada hayat müstamel akar, sakın buradakilere aldanma” dedi.

Beden dilinden “hakikat yorgunu” olduğu belli olan muhterem zatın ikazı üzerine yoluma devam ettim ama “Burada hayat müstamel akar” sözüne takılıp kalmıştım.

Bugün gelişmiş ülkelerle yarışan ve nihayet 90 yıl sonra dünyaya varlığını kabul ettiren, tarihteki gücünü yeniden kurmaya çalışan devletimizden, gözlem yaptığım 1970’lerin İtfaiye Meydanına, Bit Pazarına baktığımda; yıllarca ülkemizi geri bırakanların; “müstamel siyasetçilerle, müstamel ideolojilerin” peşinden gidenlerin olduğunu anlamak hiç zor değil.

Ankara’nın hakiki sahiplerini İtfaiye Meydanına sıkıştırıp, kendilerini Sıhhiye’den öteye konuşlandırarak; halkı müstamel eşyalara mahkûm edenler, sadece baskılar, darbeler ve hilelerle iş başına gelenler olmuştur.

Bugün de ülkemizin birliğine-bütünlüğüne muhalefet eden siyasi çevrelerle ideolojilere bakıldığında, hangisinin arkasında yerli ve milli bir destek vardır? Tek destek, Haçlı Batı’ ve terör örgütlerinden gelmektedir.

Ezcümle:

Müstamel siyaset ve müstamel ideolojiler cephesinde değişen bir şey yok. Türkiye’de artık İtfaiye Meydanları kalmamıştır. Bu özlem içerisinde olanlar hayal kurmaktadırlar.

Yakın tarihimizi inceleyen aklıselim sahibi her insan bilir ve görür ki, milli birliğimize müdahale eden tüm darbeler, ihtilaller, kalkışmalar, milletimize giydirilmek istenen müstamel siyaset ve ideolojilerdir.

 

Yorumlar

(1)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Gözde

5 Temmuz 2021 17:01

Enflasyonun altinda maaşına zam alıp her gun daha da fakirlesen emekli, muhalefetin yalan dolu poropogandasina acaba doğru mu diye düşünmeye başladı. Belediyelerin yaptıkları hatalar da tuzu biberi oluyor. 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle