Modern Çöküş
Bu haftaki eserimiz, “Modern Çöküş” ve “İnsanın Modern Halleri” ismini taşıyor.
Pınar Yayınları’nın ikinci firması Açılım Kitap’tan çıkan eserin yazarı, Prof. Dr. Celaleddin Vatandaş.
Modern çöküşü, kendi kendini yöneten, aklına inanan, duygularına hâkim olan ve hiçbir zorlamaya maruz kalmadan kendi çöküşünü, ailesinin çöküşünü, çevresinin çöküşünü ve genel manada toplumun çöküşünü insanoğlu hazırlıyor denilse ne olur?
Kendini yöneten, aklına inanan, duygularına hâkim olan ve hiçbir zorlamaya maruz kalmadan insanoğlu kendi çöküşünü nasıl hazırlayabilir ki?
Peki, şimdi kendi kendini yöneten insanların, tüketim ekonomisinin gönüllü köleleri olduğu söylense, hepimiz itiraz edip, yapıp ettiklerimizi; aklımızla, mantığımızla, düşüncemiz ekseninde gerçekleştirdiğimizi iddia etmez miyiz? Ederiz.
•
O vakit bu meselede çok geçmişe giderek, günümüze dair cevabı kitaptan arayalım.
“Zoraki Kölelikten Gönüllü Köleliğe” başlıklı ilk yazıdan şu satırları aktaralım:
“İnsanları köleleştirmek; köleleştirilen insanların fiziksel güçlerinden ve bedenlerinden her nasıl isteniyorsa o şekilde yararlanmak, onları eğlence aracı olarak kullanmak, Antik Yunan, Roma, Çin, Amerika, Firavunlar dönemi Mısır toplumlarının, cahiliye dönemi Araplarının ve diğer birçok toplumun anlayışlarında ve toplumsal sisteminde kabul gören önemli bir uygulamaydı”. Bugüne gelelim.
Günümüz dünyasında bu kölelik yok mu? Kapitalizmin ve tüketimin peşinde nefes mesabesinde yarışırcasına hırslanan ve sürekli “tüketin” diye çılgınca projeler üreten modernite, geçmişteki köleliğin kılığını değiştirerek yeniden sahne sürmüş olmasın.
•
Bu hususta kitap ne diyor ilerleyen sayfalarından devam edelim:
“Günümüz insanı, insanlık onurunu yok eden, aşağılayan kölelik belasından kurtuldu mu? Modernite, dinlerin yapamadığını yapıp, köleliği yeryüzünden silip attı mı?
Hayır! Kölelik yok olmadı, insanlık kölelik belasından kurtulamadı.
Dün farklı gerekçelerle ve rızaları olmadan bazı insanlar köleleştirilirken, bugün de aynen köleleştiriliyorlar. Modernite insanlığı kölelikten kurtarmış değildir. Hatta biçim ve niteliğiyle dünkünden farklı yeni kölelik türleri üretmiştir.
Esasen modernite başta kadın konusu olmak üzere hemen hemen her konuda yaptığı gibi bir illüzyon gerçekleştirdi ve gerçekleştirmeye de devam etmektedir.
Kendisini modern olmayan zamanla karşılaştırıp olumlarken, yaptığı oyunu kölelik üzerinden sürdürmektedir.
İnsanlığı kölelikten kurtardığı iddiasıyla düşüncelerdeki konumunu yüceltme ve süsleme çabası içerisindedir. Bunu ise büyük oranda zihin inşası ve algı yönetimiyle gerçekleştirmektedir.
Başarıyla yürüttüğü zihin inşası ve algı yönetimi operasyonlarıyla kölelik de dâhil diğer birçok konuda bugünün insanını bakan ama görmeyen konumuna düşürmüştür.
İnsanlar bakıyorlar ama baktıklarını değil, kendisinden istenileni görüyorlar. Kölelikle ilgili olarak modernite iki şey yaptı:
Birincisi, kesintisiz devam eden köleliği görünmez hale getirdi.
İkincisi, Köleliğe geçmişte olmayan yeni boyutlar ve özellikler ekledi”. Gerisi kitapta.
•
Eser hakkında: Açılım Kitap; 0212-520 98 90







