Milli Güven Milli Şahsiyet
Ak Parti iktidarları, neredeyse yüz yıllık kayıplarımıza kavuşturdu, milletimizin hafızasını yeniledi. “Milli Güven” ve “Milli Şahsiyetimizi” yaşanılır hale getirdi.
Her iki kavramın içi, kendimize yabancılaşmanın ta kendisi olan “çağdaşlaşma” adına boşaltılmış, millilik kavramı utanılır hale gelmişti.
Yakın tarihimiz, resmi ideolojinin böyle dayatmalarıyla doludur. Çağdaşlaşalım derken sürekli çatışmalar yaşandı.
Ak Parti hükümetleri, dünyanın her yerinde ülkemizi bu değerlerle temsil etmenin hazzını milletimizle paylaşırken, muhalefette bizi biz yapan değerlerimize savaş açmak bir yana bir de yurtdışına gidip şikâyet etmekteler. Geçelim.
•
Hamaset yapmıyorum. Şu bir vakıadır ki; şanlı tarihimiz, milletimizin dünyanın en şahsiyetli millet olduğunu gösteren binlerce örneklerle doludur.
Bütün bu örnekleri, kendi geçmişine dürbünün tersinden bakan küflü zihinler, tanımak ve anlamak için “acaba” bile demedikleri İslam düşmanlığı sebebiyle yok saymışlardır.
Dolayısıyla yıllarca halkımızın “milli güven” ve “milli şahsiyeti” kayıplara uğramış, “icat eden” değil, “taklit eden” bir toplum olup çıkmışızdır.
Mevzuyu dağıtmadan küçük bir örnek paylaşayım.
Hasanoğlan öğretmen okulunda öğrencilere bahar resmi çizdirilmiyordu. “Bahar demek yeşil demektir, yeşil de dini çağrıştırıyor” diye. İki hadise daha hatırladım.
Nüfus memurluklarında “Fatma,” “Fatoş” “Ayşe” “Ayşen” “Ebubekir” “Bekir” diye kaydedilmiştir.
“Mahmud, Ömer, Osman” gibi dini çağrıştıran isimlere itiraz edilmiş, mesela uzun yıllar, dışişleri bakanlığında dini çağrıştıran bu isimlere diplomatik görev verilmemiştir.
Adana/Haruniye öğretmen okulunda, öğrencilerin oynadığı bir oyunda, sahneye imam rolünde başına sarık sarılan eşek çıkarılmıştır.
•
Ak Parti iktidarına kadar sinema filmlerinde, televizyon dizilerinde, imam rollerini, hacı efendi rollerini hepimiz hatırlarız.
Bütün imam rolleri özürlü ve sahtekâr tiplemesiyle gösterilmiştir. Hacı efendi rolleri, üçkâğıtçı ve hovarda olarak gösterilmiştir.
Belki defalarca söylemek gerekecek ki, Ak Parti iktidarıyla milletimiz dini ve milli değer yargılarına yeniden kavuşmuş ve sahiplenmiştir.
Bu konuda merhum Nihat Sami Banarlı’nın tespitlerine yer verelim.
“Türk milleti, en eski mazisinden, en uzak yarınına kadar bir bütündür. Aradaki bağların koparılmasına kayıtsız kalmak, büyük günah işlemektir.
Bütün milli temelleri yıkmak şartıyla ilerlemek, bir millet için ancak başka millet olmakla mümkündür.
Başka millet olmak da başka milletlere karışıp onlara zebun olmak, onların esiri olmak neticesini veriyor”.
•
Evet, belki artık bize sıradan gelebilir ama Ak Parti iktidarları, Nihat Sami Banarlı’nın sözünü ettiği hakikati yeniden tesis edebilmek için büyük bedeller ödemiştir.
Şarampole yuvarlanmış, köprü altına itilmiş bir ülkeyi, yeniden yola çıkarmış, tamir ve bakımını yaparak milletimizin hizmetine sunmuştur.
Söylediklerim elbet amentüsü sağlam insanlaradır. Beni başkasının anlamasını zaten beklemiyorum. Çünkü onların zihninden ve dininden yazamıyorum.







