Milletin silahını millete doğrultmak
İttihat ve Terakkicilerle başlayan her darbede olduğu gibi 28 Şubat’ta da milletimizin silahı milletimize doğrultulmuştur.
Birlik Vakfı’ndaki panelde Yaşar Karayel, TBMM darbeleri araştırma alt komisyon başkanı olarak 28 Şubat’ın canlı şahitlerinden örnekler sundu.
Yine 28 Şubat davalarını yakından takip eden ve mazlumları savunan Avukat Cüneyt Toraman, hukukun nasıl yerle bir edildiğini anlattı.
28 Şubat’ın silahsız en güçlü kanadı olan iş çevrelerinin, milletimize karşı nasıl kullanıldığı ve MÜSİAD üyelerinin kara listeye nasıl alındığını, MÜSİAD Başkan Yardımcısı İsrafil Kuralay, hazırladıkları belgesel eşliğinde izah etti.
…………..
Konuşmacıları dinlerken, aklıma gelen şu soruyu kaydedeyim de notlara geçeyim.
-Acaba İttihat ve Terakkicilerden bugüne kadar yapılan darbeler, ders kitabı olarak ne zaman ortaöğretim ve üniversitelerde okutulacak?
Eğer bu darbelerin sahibi kapitalizmin ve siyonizmin uşağı sol ideoloji olmasaydı, inanın şimdiye kadar yüzlerce sinema filmi, diziler, romanlar, hikâyeler yazılmış ve dünyaya darbecileri rezil etmişlerdi.
Güya medyanın milletimiz hesabına çok güçlü olduğunu sandığımız şu devirde bile bir tek televizyon kanalında darbelerden birini dahi anlatan ne dizi ne belgesel var.
Neyse panelden notlara geçelim. Alın size onlarca sinema ve dizi başlığı.
………………..
-Doksan beş yıllık cumhuriyet döneminin 47 yılı sıkıyönetimle geçmiştir.
-Her on yılda darbe yapanları ve teşebbüs edenleri, maddi olarak ve medya olarak destekleyenler, tümüyle devlet ve millet düşmanıdırlar.
-Darbeciler sermaye sahiplerine hizmet etmişlerdir. Bir neslin üzerinden silindir gibi geçilmiştir. Her darbenin altında siyasi olarak CHP ve ortakları vardır.
-28 Şubat’ta bankaların içi boşaltılmış, bankaların yönetim kurullarına 28 Şubatçılar tayin edilmiş ve en büyük katkıyı da dönemin kartel medyası sahipleri ve yazarları vermiştir.
-CHP zihniyeti ve ortaklarıyla birlikte darbelerin esas gayelerinden birisi Türkiye’yi ABD’nin mandası, AB’nin çöplüğü yapma çabası olmuştur.
-28 Şubat zihniyetini 1908 darbesinde aramak gerekir. 1908 darbesinden bu yana yapılan her kalkışma küresel darbedir.
-Mesele patates, soğan meselesi değildir. Domates, biber üzerinden devleti ve milleti tehdit eden kesimlere bakıldığında darbecilerin uşakları olduğu görülür.
-Yakın tarih itibariyle 1990’dan 2000’li yılların ortalarına kadar ABD ve vesayetçilerin asıl gayelerinden birisi, halkımızı “laik antilaik” çatışmasına içine sokmak olmuştur.
Bu on yıllık süreyi iyi okuyan her insanımız, memleketimiz ve milletimiz üzerine oynanmak isteyen oyunları görebilir.
Mesela Hürriyet gazetesinin “411 El Kaosa Kalktı” manşeti ve “Beşli Çetenin” arka planı aydınlatılmalıdır.
………………..
Ezcümle:
Darbeler devri kapanmıştır. Bundan sonra dışımızdaki ihanet çevrelerini hallederiz.
Esas Ak Parti’de palazlanıp, sonra da kendilerini vazgeçilmez zanneden hırs ve kin küpü zavallıların, ABD ve İngiliz patentli tuzaklarına dikkat etmeli.







