--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Memleketi Hazmedemeyenlerin Tek İşi Takoz Olmak

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
9

“Bunlar hep böyle” derdi rahmetli dedem. “Ne Allah’tan korkar, ne kuldan utanırlar. Aya güneş! Güneşe ay! Diyecek kadar inatçıdırlar ve memleket menfaatine ne varsa, hepsine takoz olmaktan vazgeçmezler”.

Kimlerin kastedildiğini anlatmak lüzumsuz olur. Ülkemizin son 90 yılını bilenler, kastedilenlerin kimler ve hangi çevreler olduğunu pekâlâ bilirler.

“Peki, bu kadar hakikate rağmen, neden memleketin ve milletin lehine olan her şeye düşmanlıktan vazgeçmiyorlar” diye sorulabilir.

Bu sorunun kıyamete kadar cevabının bulunacağını sanmıyorum. Tıynet meselesi, zihniyet meselesi, genetik meselesi! Hakikate karşı direnmeyi iman esası haline getirmişler.

Türkiye’nin dünya memleketleriyle yarışabilmesi için “milli duruşunu” haykırdığı bir devirdeyiz. İşte bu güruhu çılgına çeviren de millet-devlet bütünleşmesiyle oluşan “milli duruş” siyasetidir.

Milli duruşun temel dayanaklarından birisi, devletimizi ve milletimizi kimseye muhtaç etmeden, “milli devlet” olma seviyesine getirmekti. Bu seviyeye gelene kadar nice bedeller ödendiği meydandadır.

Kanal İstanbul, “milli duruş” hareketinin istinat duvarlarındandır. Kendimiz olma, biz olma, millet olma, devlet olma projemizdir.

Batılılara ve uşaklarına “Hadi öte” deme vaktidir. Yine bütün dünyaya, “Türkiye artık bildiğiniz Türkiye değil” demektir.

“Haçlı Batılıların güdümündeki dikta ve istibdatçı çevrelerin, yıllarca devleti ve milleti açlığa, sefalete, zorbalığa mahkûm ve perişan ettirdikleri Türkiye değil” demektir.

Takozcuları anlatmak ve geçmişte halkımızı yokluğa-yoksulluğa nasıl sürüklediklerini görmek için millet ve memleket hak davasının büyük savunucularından merhum Abdurrahim Karakoç’un “Açık Mektup 2” şiirine müracaat edelim.

Doktorsuz, ilaçsız bir dağ köyünde

Siz sancı ne bilebilir misiniz?

Yirmi beş yaşında bayram gününde

Siz açlıktan ölebilir misiniz?

Boz ekmeğe katık edip soğanı

Ve içerek üzerine ayranı,

Temmuz ortasında öğle zamanı

Siz mercimek yolabilir misiniz?

Okunurken şu mübarek ezanlar,

Kelle çekip İslamlığa kızanlar,

Ey haksızlık kitabını yazanlar

Siz hak nerde bulabilir misiniz?

Size göre mezar yokluk kapısı;

Bize göre ebedilik tapusu

Öte dursun sebeplerin hepisi;

Siz ölürken gülebilir misiniz?

Üstümüzde bulut bir öfke, bir kin;

Görmedik şavkını tekniğin, ilmin,

Ezildik altında baskının, zulmün;

Siz çağırsak gelebilir misiniz?” 

Büyük ustanın ruhu için el-Fatiha.

Ezcümle:

Hasedin, kıskançlığın ve bunların mayası olan öfke ve kinle, halkımızın dini-milli değerleriyle kavga etmeyi imanları ve kazanç kapıları haline getirerek, asla dönmek bilmeyenlerin yegâne düşmanlıkları bellidir.

Merhum Menderes’ten Özal’a, Erbakan’dan Erdoğan’a kadar memleket ve millet için kim taş üstüne taş koymuşsa, bu güruhlar silsile halinde takoz olma vazifelerini sürdürmüşlerdir.

Göreceksiniz, Kanal İstanbul projesi gerçekleştiğinde, ilk istifade edecek olanlar da bu kesimler olacaktır. Diğer tüm takoz koymak istedikleri projelerde olduğu gibi!

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ata

6 Temmuz 2021 09:56

ekrana çıkarırlandı bir ergen başörtülü seviyon mu? seviyon mu? diye salak bir cümle kurmaya çalışırlardı. tam angut kafa.... ama malesef böyle alçak bir despotizm 2021.de yaşıyor. kuzey kore çin ve küba ile birlikte. ha birde iran. kimse humeyni hakkında konuşamaz. niye? silah zoru....

Bizim Türk insanımız kıskaç çekemez hasetci

30 Haziran 2021 04:04

lakin menfat görmüşse sessiz, rakipse istemez demezki onun varsa benimde olur bir menkibe var. birgün padişah vatandaşı test eder. derki ne istersen iste komşun iki misli verilecek. kişi düşünür. Gözünün birinin alınmasını ister. o zaman iki gözü alınacak almakdan vazgeçip kaybetmeyi düşünüyor bu nasıl bir fıtrat bilmiyom çocuk babasına soru sorar babası bilmiyom der, çocuk baba sorullarım canını sıkıyorsa sormayım der. Baba olurmu oglum sorki bilgin artsın der.

osman buyrucu

30 Haziran 2021 01:51

sayın yazar Allah razı olsun kaleminize yüreğinize sağlık allah size güç kuvvet versin karakoç rahmetliyede gani gani rahmet eylesin şeytan bile insanı bir noktaya kadar kışkırtır insan haddi aşıncada ben Allah,dan korkarım der geri dönermiş nemrut firavun ve ebu cehiller dönmedi onların izinden gidenlerde dönmeyecekler.

Can Sur

29 Haziran 2021 21:18

Bir siz seviyorsunuz bu memleketi. Biz hep hainlik yapıyoruz.

Sayın hüseyin bey takoz olmak

29 Haziran 2021 19:58

bir zamanlar margorus BMC otobüsler vardı yollar çamur ve dardı yolu dagdan kızıl ırmaga dogru kış mevsiminde sofırun işi zordu diyelim otohüs durdu hele frenide tutmazise iş muvaive düşüyordu bu sefer gel agbey sag yap topla gel demiyor 40 yolcusuyla uçuruma giden otobüse takas oluyordu ama ülke hizmetine tatos olmak da ülkeyi uçuruma yollamak olur kasıt olan, fesatdır, bunada bir kanun çıkarılmalı yada vatandaşlıkdan.

Bolucusunuz

29 Haziran 2021 17:37

Bu nasik bir baslik ?? 

E. Ünal

29 Haziran 2021 16:54

Sömürücü ve yandaş menfaatı artık memleket menfaati oldu. Takoz buna. Asalak kamu malından cebini doldursun adı memleket menfaati olsun. Oh bahanede hazır.

Şeref

29 Haziran 2021 13:08

Sayın yazar "batılılar ve uşaklarına -hadi öte" diyemezsiniz,çünkü kanal İstanbul'u yap işlet devret sistemi ile "batılılar" yapacakmış.....

Ahmet

29 Haziran 2021 12:39

....... Nerde cengiz engizisyon, nerde haccac u Yezid, nerde timur-hülagû, nerde ecdâd-ı izam, nerdedir şeddâd u Nemrud, nerdedir ad u semûd, Her cihetçe zaliman-i dehre ben oldum imam... O kadar ezdim şu miskin milleti ki etmesin, Fasl-ı dâva eylemekçün rûz-ı mahşerde kıyam! Neyzen Tevfik

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle