--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Mehmet Niyazi Özdemir

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Öncelikle Allah rahmet eylesin! Söze yol vermeden ruhuna birer Fatiha göndermek, başsağlığı dilemenin irfani öğretilerindendir. (8 Nisan 1942-11 Mayıs 2018)

Mehmet Niyazi Özdemir, “Sözü özü bir bilgelerimizdendi”. Kendisini yakından yahut uzaktan tanıyanlar, samimiyetin ve inanmanın hazzını yaşarlardı.

Fikirde ve tahlilde kim hangi hususta bilgilenmek ister ve kendi değerleri çerçevesinde nasıl bir istikamet umarsa, o kişinin yolunu aydınlatırdı.

Yazınca okutur, konuşunca dinletir, susunca düşündürür ve analiz yaptırırdı. Tarihi ve edebi sahadaki ustalığı öyle herhangi bir ölçüye gelmezdi.

Şan, şöhret, makam, mevki, para ve mülk gibi ahirete götüremeyeceği hiçbir maddi emtiaya asla tenezzül etmeden yaşadı.

Yazdıklarıyla ve konuştuklarıyla her hususa, şakül uzatmadan yazmaz ve konuşmazdı. Tam bir şiraze adamıydı.

……………

Bizim nesil İmam Hatiplilerin ilk tanıdığı eseri, “Var Olmak Kavgası” idi.

Yeri gelmişken bugünkü İmam Hatiplilerin de “mutlaka okuması gereken” bir eserdir diye ilave edeyim.

En azından geçmişteki İmam Hatipli ağabeylerinin hangi şartlarda okuduklarını anlamış olurlar. Şimdiki gibi el bebek gül bebek devirler değildi o devirler.

Bir cümle ile romanın konusunu da kaydedeyim:

“İmam-Hatip mezunu idealist bir gencin, kendi evlatlarını yok etmeye çalışan çarpık zihniyet karşısındaki mücadelesi” anlatılmaktadır.

Hatta şahsen yıllardır bu eserin sinema filmi yapılması için çok uğraştım ama o zamanki varlıklı kimselerimiz; “Bu işin sonunda ne kazanırım” diye sordu.

Şimdikiler de “hatuna araba aldım, oğlana yazlık aldım, kızı Amerika’ya gönderdim” gibi mazeretlerle yanaşan olmadı.

“Derdi olan söyler, olmayan güler” derler. Bu topraklarda bin yıldır “Var Olmak Kavgası” sürüyor ve en ateşli zamanını da şimdi yaşıyoruz.

Bir tarafta Batılı Haçlılar, bir tarafta içimizdeki taşeronları olan muhalefet kanadının her türlü çirkinliklerine karşı, “Var Olmak Kavgası” veriyoruz.

……………….

Mehmet Niyazi ağabey, memleketimizin ve milletimizin, uzak ve yakın tarihini yazan nadir kalemlerimizdendir.

“Var Olmak Kavgası” sadece eğitim sahasında olmamıştır. Yerli ve milli eserlerin yazılması, basılması ve dağıtımı alanında da “Var Olmak Kavgası” verilmiştir.

Bu toprakların sesi, sözü, hikâyesi, romanı, şiiri, türküsü; (1960-1990) yılları arasında Batıcı kimlikli baskın çevrelerce bir türlü dağıtılmaz ve basılmazdı.

Bu sebeple ilk yerli ve milli yayınevlerinden birisi olan Ötüken Neşriyat’ın da (1964) kurucularındandır.

“Kendimiz yazarız, kendimiz basarız, kendimiz dağıtırız” diye kolları sıvayanların başında gelmektedir.

………………..

Mehmet Niyazi ağabeyin, bütün eserlerinde yerlilik ve millilik hâkimdir. Birkaçının ismini zikredelim.

“Çanakkale Mahşeri”, “Yemen Ah Yemen”, “Plevne”, “Ölüm Daha Güzeldi”, “Dahiler Ve Deliler”, “Yazılmamış Destanlar”, “Medeniyetimizin Analizi Ve Geleceği”, “Türk Devlet Felsefesi”, “İslam Devlet Felsefesi”, “Daha Dün Yaşadılar”, “Kanije”.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle