Meclis Dergisinin Kapağı 28 Şubat
TBMM’nin ayda bir çıkardığı “Meclis Haber Dergisinin” Şubat sayısı, “28 Şubat Demokrasiye Darbe Vurulmaz” başlığıyla yayınlanmıştı.
“Nereden nereye” sorusunun yeridir. Sabih Kanadoğlu adında biri vardı, yaşıyor mu öldü mü bilmem ama 367 krizi çıkarmıştı.
Doğan medyasıyla süprüntüleri, bu krize körkütük dalıp, TBMM’de kaos ve kargaşa meydana getirmişlerdi.
O günleri hatırlayanların hâlâ tüylerinin diken diken olduğunu sanıyorum. Milletin Meclisi, kendilerini kovboy zannedenlerin oyuncağı olmuştu.
Milletten aldıkları yetkiyi, üç-beş kovboy özentisine teslim eden sözde siyasetçiler de Milletin meclisini terk etmiş, milli iradeyi darbecilere kurban vermişlerdi. Yazıklar olsun!
•
Evet, “Nereden nereye” diye bir daha soralım ve konumuza dönelim.
Şimdi TBMM’de 28 Şubat ihanetini telin için oturum yapılıyor, konuşmalar irad ediliyor ve dergisinde yayınlanıyor.
Ve öyle bir kader tecellisi ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere, Ak Parti milletvekillerinin önemli kısmı 28 Şubat mağduru.
Ayrıca sevindirici bir haber daha:
“TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu” bünyesinde kurulan ve “28 Şubat Sürecinde Gerçekleşen Hak İhlalleri ve Mağduriyetlerin Giderilmesi Alt Komisyonu” çalışmalarına başlamış.
Bu hususta, İnsan Hakları Komisyonu İnceleme Kurulu Başkanı Ak Parti Elazığ Milletvekili Ömer Serdar ile başkan yardımcısı Ak Parti İstanbul milletvekili Fatma Benli ve diğer komisyon üyelerine büyük görev düşmektedir.
“Çekenin halinden çeken anlar” derler. Elbet komisyon üyeleri vahametin farkındadırlar ve mağduriyetlerin giderilmesi için çalıştıklarına inanılmaktadır.
•
Fatma Benli’nin, TBMM genel kurulunda yaptığı konuşmada hatırlattığı bir isim vardı. Medine Bircan. Bildiniz mi bu ismi. Fatma Hanım hatırlatarak şunları söylemişti:
-“Yetmiş bir yaşındaki Medine Bircan’ın bir üniversite hastanesinde tedavi gördüğü sırada, kanser hastası olduğu için kemoterapiden başında saç olmamasına rağmen, ölüm döşeğindeyken, sağlık karnesindeki fotoğrafını değiştirmek zorunda bırakılmıştı. Başı açık fotoğrafının sağlık karnesine yapıştırıldığı gün de Medine Bircan vefat etmişti”.
Sadece bu ihaneti unutmamak adına; Allah için, millet için, devlet için, mağdurlar ve mazlumlar için, 28 Şubatçılara zerre kadar merhamet edilmemelidir.
Yine Fatma Hanım bir isim de hatırlatmıştı. Tevhide Kütük.
Şimdi ne yapıyor bilemiyoruz ama Adana Kozan’da lisede okurken, kompozisyon yarışmasında birinci olmuş ve ödülünü almak üzere sahneye çıktığında, sanki sahneyi Fransız askerleri işgal etmişçesine kızcağıza ödülünü vermemişlerdi.
Bu ihanet üzerine Tevhide kızımız Umre ile ödüllendirilmiş ve gidebilmesi için ben de köşemden duyurmuştum.
İkram Turizmden Ekrem Özkaymaz ve arkadaşları, yardımcı olup götürmüşlerdi.
Lise çağında bir çocuk olan Tevhide kızımızın, kendi ülkesinde yaşadığı travmayı hangi ödül ve ikramiye telafi edebilir?
Velhasıl; Mağduriyetler giderilmeden, darbeciler cezalandırılmadan, vicdanlar kanayacak, yaralar tedavi edilmeyecektir. Ve haklar helal edilmeyecektir.







