Mazlumların liderine takoz olmak
Yer kürenin en küçük yerleşim birimi ile en büyük şehirlerinde yaşayan kimliği ve kişiliği olgunlaşmış kimselere; “Dünya mazlumlarının lideri kim” diye sorsanız, alacağınız cevap, “Cumhurbaşkanı Erdoğan” olacaktır.
Ruhu ve aklı temiz insanlar bu cevaba hak vereceklerdir. Kendi devletinin, milletinin ve dünya mazlumlarının haklarını, haksızların karşısında haykıran bir lider olduğu meydanda!
İşte R. Tayyip Erdoğan’ın liderliği, bütün dünyadaki mazlum halklar nezdinde böyle görülmektedir. İslam âleminin Halifesi olarak değerlendirilmektedir.
Batılı ülkelerin liderleri ile adları İslam ülkesi olan ama esasında Mecusilikten bir türlü kopamamış, İslam’ı da benimseyememiş, kendi halkının zenginliklerini gasp ederek Batılılara kölelik eden bir kısım Arap liderlerin Erdoğan’dan ürkmesinin sebebi, iki yüz yıl sonra bu topraklarda yeniden dirilen Hilal ruhudur.
¥
Bir de bunlardan aşağı kalmayan içimizdekiler var. Hadi yerli ve milli duruşa karşı olan kesimleri anlıyoruz. Nefretlerinin sebebi ideolojilerinin-inançlarının gereğidir.
Ya R. Tayyip Erdoğan’ın adam yerine koyup, adam ettiği, milletin önüne çıkardığı, Erdoğan olmasaydı kimsenin tanımadığı, tanımayacağı malum bir kısım kişilerin siyaset kamuflajıyla karşısına çıkmalarına ne demeli.
R. Tayyip Erdoğan olmasaydı, hangisi devletin çeşitli kademelerinde görev alabilirdi? Devlette devamlılık esastır, şimdi yoklar ne oldu?
Erenler bir güzel söz eder, derler ki:
“Bir kimse ekmek yediği sofraya ihanet ediyorsa, yediği ekmeği inkâr ediyorsa, nereden gelip nereye gittiğini bilemiyorsa, ondan köyü de kenti de devleti de milleti de uzak tutmak gerekir. Böyleleri her ihanete gözü kapalı tevessül edebilirler”.
¥
Yazık! Çok yazık! Türkiye olarak yaklaşık 80 yıldır dış güdümlü siyasetle yaşadık ve belimizi doğrultamadık. Tam doğrulttuk dedik hem içeriden hem dışarıdan akla hayale gelmedik oyunlarla mücadele etmekteyiz.
Erdoğan’a düne kadar dost olup, hatta dostluğunu ahirete kadar sürdüreceğini beyan edenlerin, bugünkü hallerine bakınca herkes görmekte ve şahitlik etmektedir ki, garip ve anlaşılmaz bir şekilde yön değiştirmişlerdir.
Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, düne kadar devlet-millet hesabına mangalda kül bırakmayanlar, meydanlarda bunları haykıranlar birden saf değiştiriverdiler.
Yönlerini devlete, millete, milletin değer yargılarına çevirdiklerini sandığımız bu kimseler, meğer büyük oyunun bir parçasıymış, takkeleri düşünce hakiki yüzleri göründü.
¥
Ezcümle:
Siyasetin vazgeçilmemesi gereken pek çok ana hatları vardır. Bunlardan iki hat çok önemlidir.
Hatların birincisi “vicdan”, ikincisi “vefadır”. Devletin ve milletin yükü bu hat üzerinde taşınır.
Bu hatlarda görevli devlet erkinden birileri, taşıdığı yüke zarar verirse yahut başka amaçlarla kullanırsa kervanda arızalar meydana gelir.
Haliyle kervana zarar verenler, kervancı başı tarafından azledilirler. Azledilenler, kusuru azledende değil, kendilerinde aramalıdırlar.
Rabbim, böylelerin şerrinden bütün bir insanlığı korusun. Âmin!







