Mazlumların ahının yarısı tecelli etti
Hepimizin yeri geldikçe dile getirdiği ünlü bir sözümüz vardır ya; “Ne oldum değil, ne olacağım diyeceksin” denilir.
Ey 28 Şubat’ın zalimleri! Ne oldu? Bir zamanlar neydiniz, şimdi ne haldesiniz? Demek ki her zalimliğin bir sonu varmış değil mi?
Görüldüğü gibi hiçbir zulüm, hesapsız-kitapsız kapanmıyor ve ilelebet sürmüyormuş. Yetmez ama şimdilik mazlumların da ahlarının da yarısı tecelli etti.
28 Şubatçılar inanıyorlar mı bilemem fakat bir de bu işin ahiret boyutu vardır. Allahu âlem, ahiretteki hesap buradan daha ağır olacaktır.
Diğer darbelerde de olduğu gibi 28 Şubat’ta da çekilen hiçbir “ah” yerde kalmadı ve kalmayacaktır. Bu yüzden hesabın geri kalanı da ahirette görülecektir.
28 Şubat’ta görünürde Müslüman ahaliye savaş açanlar, kendileri de biliyorlardı ki, gayeleri ve hedefleri, mütedeyyin insanlar değil, direkt İslam diniydi.
İslam’a olan kin ve öfkelerini, topyekûn devletimizden ve milletimizden çıkardılar. (Kendilerini Müslüman olarak addetmeyenler hariç tabii)
¥
Adalet, suçlu ile suçsuzu ayırt etmekle birlikte esas mazlumun hakkını aramak ve vermektir. O zaman adalet ve hak yerini bulmuş olur.
28 Şubatçıların cezalandırılmasıyla masumların ve mazlumların haklarının bir kısmı alınmış olsa da yıllardır mesnetsiz ve ispatsız suçlamalarla içeride yatan insanlarımızın hakları henüz alınıp verilmiş değildir.
Adalet hususunda umudumuz öyle artmıştır ki, kısa sürede hem mazlumların mağduriyetleri giderilir hem de daha yargılanması gerekenler adalet huzuruna çıkarılır.
Bu karar bir meltem rüzgârı gibi gelip geçmiştir. 28 Şubatçıların ihaneti öyle kolay kolay ne milletimizin hafızasından ne de tarihimizden silinmeyecektir.
¥
Unutmamak için şu tarihleri hatırlatalım.
27 Mayıs 1960, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 ve 15 Temmuz 2016’da milletin kurduğu devletin imkânlarıyla millete karşı topyekûn savaşa girenlerin sonları ortadadır!
Allah’a şükür ki, kelime-i şehadet toplumuyuz, tevhid sancağının ebedi dalgalanacağı topraklardayız.
“Yiğit düştüğü yerden kalkar” misali, millet-devlet bütünlüğümüz yeniden tesis edilmiştir.
Bugün geldiğimiz nokta elbette sevinilecek bir durumdur. 28 Şubatçıların her türlü haklardan mağdur ettiği insanlarımız şimdi TBMM’de ve iktidardadır.
Hatırlarsanız, 28 Şubatçıların uşağı ve kölesi Doğan medyasının, çirkin ve utanmaz tetikçilerine göre Cumhurbaşkanımız Erdoğan “Muhtar” bile olamayacaktı.
Böyle diyenler ve yardakçıları, “irtica” zırhı altında, devletin millete sunması gereken imkânları hortumlayarak ülkeye ve millete zulmetmişlerdir.
¥
Ezcümle:
Mazlumların ahları, mahşerde hak yerini buluncaya kadar devam edecektir. Kulların dışında bir de Allah’ın hakkı vardır.
Bu haklardan korkanlar ve haklının hakkını vermek isteyen hukukçularımız, 28 Şubat’ın medya ayağıyla birlikte diğer figüranlarını da adaletle yüzleştirmeliler.
Soru:
-“Ey 28 Şubatçılar ve şakşakçıları! Kimmiş esas kahraman”? Millet!..







