--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Marifet Yayınları’ndan Marifetli Kitaplar

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Kitap yayıncılığını, kültürümüz ve medeniyetimize karşı bir vefa borcu olarak sürdüren Marifet Yayınları sahibi Ziya Belviranlı, yayıncılığın duayeni olarak; “maarifimizi, edebimizi, değerlerimizi” anlatan eserler yayınlamaktadır.

Marifet Yayınları arasından çıkan ve Psikiyatri uzmanı Dr. Hamdi Kalyoncu’nun kaleme aldığı üç eser var ki, bugünlerde okunması ve anlaşılması gereken kitaplardır.

İlk eser, hemen hepimizin bilerek veya bilmeyerek düştüğü “Şirk Psikolojisi” ismini taşımakta. Kitabı okuyanlar ne kadar açık ve gizli ve şirk içerisinde olduğunu görebilir.

Mesela kitabın bir bölümünde; kendisini “seçilmiş” sayan bazı kişi veya kişilerin, istedikleri insanlara “şefaat edeceklerine” dair, bangır bangır “şefaatçilik” yapmaları, şu başlık altında irdelenmiş. “Şefaatçi Tanrılar”.

Yazının ilerleyen satırlarından şu alıntıyı kaydedelim.

“İnsanlar değişik dönemlerde, çeşitli varlıkları ve birtakım kimseleri, kendileri için şefaatçi olarak seçtikleri ve bu sebeple onlara, sımsıkı sarıldıkları; onların istek ve arzularını itirazsız yerine getirdikleri, kendilerine ve hatta yakınlarına, kullandıkları eşyalara, oturdukları mekânlara büyük saygı gösterdikleri bilinmektedir”.

Yeri geldi şu ayrıntıyı da aktaralım. Elbet en büyük şefaatkârımız Peygamberimiz (s.a.v.)’dir. Burada kastedilen şefaatçiler, günümüzdeki “iman hırsızı, cüzdan hasetçisi şefaatçilerdir”.

Her geçen gün haramların zerre zerre hücrelerimize işlediği kirlenen dünyamızda, Peygamberimizden başka birilerinin şefaatçi olacağına inanmak, şirkin ta kendisidir.

Yine kitaba dönelim.

“Bir kimseyi şefaatçi kabul eden kişi, hiç şüphesiz ki, onu ilah edinmiş ve şefaatçiyi Allah’a ortak koşmuş olur.

İşte böyle bir şefaat anlayışını Kur’an-ı Kerim kesin olarak reddeder”.

Ve Ahmet Hamdi Akseki’den bir alıntı:

“Allah’ın bir olduğunu söyledikleri halde, ‘kendilerini Allah’a yaklaştırmak maksadı ve O’nun yanında şefaatçi olur’ itikadı ile onlara uyarak tapmak da bir çeşit şirktir”.

Hamdi Kalyoncu’nun diğer eserinin adı ise “Tapınma Psikolojisi”. Bu eser de başlı başına yine çoğumuzun düştüğü girdapları anlatmakta.

Hesap gününe inanıyormuş gibi yapıp, o günden kolay yırtabilmek için, ‘dünyalığımızı nefsimizin hoşuna gidecek şekilde düzenleyen’ çeşitli insanları, “kurtarıcı” olarak görmek, tapınma hastalığının ta kendisidir.

Bu konuda eserde bir hayli ilginç tespitler mevcut.

Üçüncü eser ise “Okuma Psikolojisi” ismini taşıyor. Kitapta Hamdi Kalyoncu imzası yanında bir isim daha var. Dr. Fikriye Ovak. Eseri özetleyen bir cümle şöyle:

“İnsanlık var oldukça diri kalacak olan bu muhteşem kurtuluş reçetesi Kur’an; ‘Oku’ diye başlıyor. ‘Ruhun akılla, aklın bilgi ile bütünleşmesi’, insan denen yaratığın, ‘olmazsa olmazlarıdır’.

Okuma olmadan, akıl melekelerimiz yeterince görev yapamaz. “Okumak ve düşünmek”…! İnsan için, insan olmanın en üst iki zihinsel eylemidir”. Vesselam.

Marifet Yayınları: 0212-526 22 70 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle