--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kurban nasibe şükürdür

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

Kurban ibadetinin üzerine yazacak değilim. Artık bu meselede bilgisi olmayan veya eksik bilen kimse yoktur sanırım.

Allah rızasını kazanma adına gereğini yerine getirmek için kurban kesmek; önce “nasip”, sonra “kese” işidir. Tabii nasibin de kesenin de “helalden” olması makbuldür.

Kesesinde helal rızkı olan ve gücü yeten her insanımız, kurban kesmekle nasiplendirilmiş demektir. Bu ne güzel nasiptir.

Kurban ibadeti, kurban kesen ile ihtiyaç sahipleri arasında, Allah adına kurulmuş bir sırat köprüsüdür. Sırat köprüsü bu dünyadadır ötede aramayalım.

Meselenin fıkıh boyutuna girmeyeceğim dedim ama müsaadenizle şu kadarını deyivereyim. Kurban ibadeti, “kışlık veya mangallık et saklama ibadeti değildir”. Geçelim.

Allah’a şükür Kurban Bayramı olsun, Ramazan Bayramı olsun, İslam âlemi içerisinde en canlı şekilde ülkemizde yaşanmaktadır.

Üstelik et yemediği gün geçmeyen, domuz eti başta olmak üzere her türden hayvan eti tatmak için her türlü yola başvuran ama mesele Kurban Bayramı olunca, hayvan hakları üzerinden Müslüman halkımıza ve İslam’a hakaret etmek için “insancıllık” rolü oynayan dinden, dilden, ahlaktan nasipsiz ve şükürsüz kişi ve kesimlere rağmen. Geçelim.

Hamdolsun Rabbimin nasibiyle; Afrika, Ortadoğu ve Asya’nın fakir ve muhtaç halklarının olduğu çeşitli şehirlerini, kasabalarını, köylerini gördüm.

Kimi vakit deprem sebebiyle, kimi zaman Kurban Bayramı sebebiyle, kimi zaman ihtiyaç sahiplerine yiyecek-giyecek-konut yardımları götüren hayır kurumlarına eşlik ettim.

Bu ülke topraklarının üstünde ve altında ne varsa sömüren, sömürmekle de kalmayıp, fitne-fesat ateşi yakarak terör ve anarşiye kurban eden Avrupalı canilerin, kuru topraklar üzerinde yaşamaya mahkûm ettikleri mazlum toplumları gördüm.

İnsan buraları görünce anlıyor devlet millet bütünlüğümüzün başına sarılmak istenen tüm musibetlere rağmen, milletimizin ve devletimizin büyük olduğunu.

Bunları görmeyen ve anlamayanların, devletimizin ve milletimizin gücünü idrak edememeleri, ancak dermansız bir hastalığa müptela olmalarıyla izah edilebilir.

Devlet millet bütünlüğü içerisinde yapılan hayırlara, iyiliklere, yardımlara, kirli kalp ve dillerini uzatmaları başka nasıl izah edilir bilmiyorum. Geçelim.

Yukarıda sözünü ettiğim ülkelerin pek çoğuna Deniz Feneri ile gitmek nasip oldu. Kurban kesme faaliyetlerine benim de katkım olsun, hesap gününe çıkmaya yüzüm olsun diye gazeteci ve dernek gönüllüsü olarak katıldım.

Afrika’yı görünce yıllardır buralarda kurban kesmek yerine oralara kurbanımızı göndermeyi uygun gördük ve senelerdir kurbanlarımızı Deniz Feneri aracılığıyla kestirip dağıttırıyoruz. Bu yıl da yine Gana ve Etiyopya’ya gönderdik.

Bu arada Deniz Feneri Etiyopya’da hiç okul yüzü görmeyen bölgelerde hem kurban kesimi hem okul temeli atmak için orada olacak.

Ayrıca yine 28 ülke 35 bölgede kurban kesim ve dağıtımı yapacak.

Rabbim niyeti halis olanlardan eylesin! Âmin…

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle