--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Küçük hırslar büyük kayıplar

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Hırsın büyüğü küçüğü olmaz, her hali kişiyi insanlıktan çıkarır. Lafın gelişi “küçük hırs” dedik.

Vatandaşlarımızın en çok dolandırdığı kurumun başında SGK gelir. Sayılarını bilemem ama SGK’dan; “emekli, dul, gazi, şehit ve yetim” maaşı adı altında, sahip olmadıkları ve hak etmedikleri halde maaş alanlar var.

Bu işi SGK’nın ilgililerine bırakalım. Kurum yetkililer yıllardır bu tür kaçakları tespit etmeye çalışıyorlar.

“Küçük Hırslar Büyük Kayıplar” başlığına iki örnek vermek istiyorum.

İç Anadolu’nun bir şehrinde varlıklı bir karı koca varmış. Varmış derken, kocası yok ama karısı halen hayatta.

Varlıklı ve üç büyük çocuklu karı kocadan kadının babası emekli bir zat imiş ve ölmüş.

Baba ölünce maaşı kesilmesin diye varlıklı karı koca, karşılıklı anlaşarak hemen boşanmışlar.

Kadın dul kalınca babasının maaşının üzerine konuvermiş. Evrak üzerinde boşanan karı kocanın varlıkları biraz daha artmış.

Derken aylar ayları kovalamaya kalmadan kadının kocası da ölmesin mi? Ölmüş. Ve adamın tüm varlığı çocuklarına kalınca, kadıncağızın nasibine de “ayaz” düşmüş.

Kocasının malından, parasından zırnık alamamış. Şimdi yaşadığı şehirde dövüne dövüne gezinip, çocuklarını şikâyet ediyormuş.

“Babalarının mallarına konmuşlar da buna bir şey vermiyorlarmış, kiralık bir evde oturuyormuş, kendi babasından kalan emekli maaşı da yetmiyormuş”.

Evet, bu ve benzeri haramlara bulaşıp da huzur ve varlık içerisinde yaşayan tek kişi gösterilemez.

Ama gelin görün ki, insanoğlunun dünya hırsı, şeytanın trilyonlarca hilesinden daha tehlikelidir.

İkinci hikâyemizin kahramanı ise bir kuyumcu.

İşi kuyumculuk olan bir zat, birinci dükkânını açıp işine yaparken, iyi kazanmış ve zamanla üç kuyumcu dükkânı daha açmış.

Dördüncü dükkânı açarken dükkân içinde yaptığı tadilatta yüklüce bir altın bulmuş. Sevinçten uçmuş ve kimseye haber vermemiş.

Lakin bedava para bu, alınteri yok, emek yok. Hazır para insanda din iman bırakmaz, hırsıza, ayyaşa, ahlaksıza yoldaş eder.

Bu zat da; “Nasıl olsa varlığım yedi sülaleme yeter” diye başlamış bulduğu altınları yemeye.

Önce çocuklarının anasını terk etmiş, gitmiş bir hatuna tutulmuş, haliyle yoldaş çevresi birden değişmiş.

Derken 20 kilo altını ve dükkânların hepsini, kısa zamanda yiyerek sıfırı çekmiş.

Para yediği hatunlarla yoldaş olduğu kişilerden de tekme yiyince, soluğu evinin kapısında almış ama ne soluğu ne kendisi içeri girememiş.

Karısı ve çocukları kırmızı kart göstermişler. Adam da elinde kalan tek ceketiyle gelip devletin kapısına sığınmış.

“Kimsesizim ve yoksulum, haram yedim haram işlere bulaştım ve bu hale düştüm” demiş. Şimdi devletin bakımı altında hayatını sürdürüyor.

Hangi konuda olursa olsun, küçük hırslar, mutlaka büyük kayıplar doğuracaktır.  

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle