--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Konya Büyükşehir Belediyesi’nden Kitaplar

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Mesnevi denizine sahilden bakmak yerine, içine girip yüzmek gerekir. Mesnevi; baştan sona kendisini Muhammed (s.a.v.) in yolunun toprağı olarak gören ‘Hak erlerinin’ çağlara ve sınırlara sığmayan aşkının macerasıdır. 

Belediyecilik anlayışı çerçevesinde; “şehirlere ve insanlara bir emanet” gözüyle bakıp sahip çıkılan illerimizden birisi de “Ulu şehir Konya’dır”.

Konya’nın ululuğuna yakışır bir belediye başkanı vardır. Şehrin emanetini adı ve soyadı gibi tertemiz taşımaktadır.

Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Konya’nın kültür haritasını çıkararak bugüne ve gelecek nesillere kaynak eserler hazırlatmış.

“Konya’yı seven ve tanıyan birisi olarak” diyecektim ama eserleri görünce tanımadığımı, sadece Mevlana türbesi, Meram ve Alaaddin tepesinden ibaret bildiğimi itiraf etmeliyim.

Bir Konya sevdalısı olarak şehrin böylesine tarihi ve kültürel zenginliği olduğunu bilmiyordum. “Gez dünyayı gör Konya’yı” diyenler eğer bunlar için demişlerse doğru demişlerdir. Hakikaten dünya gezilmeli ama Konya mutlaka görülmeli ve bilinmeli imiş.

Yazının başındaki Mesnevi tarifi çok önemli. Konya’yı ve tabi bu toprakları ve bu toprakların manevi bekçiliğini yapan değerlerimizi anlamak için, memleketimize sahilden değil, içine girip bakmak ve yüzmek gerekir.

“Konya’da Mevlana Celaleddin Rumi Hz.lerinin dışında kaç adet türbe var” diye sorsam, Konyalıların da çok bileceğini sanmıyorum. Kitaplara geçmeden şu ayrıntıyı yazmalıyım. Şehrin türbe olmayan mahallesi yok gibi. Evet, 65 adet türbesi var.

Bu konuda Başkan Tahir Akyürek şunları söylüyor: “Konya bir ulu medeniyetin zirvesini yaşamış, zirvelerini kendi içinden çıkartmış, haşmetinin yanında kendini gizleyen esrarlı güzelliğiyle de geriden bakılınca mütevazı, içine girince güzelliklerini insana sunan bir şehirdir.

Konya, her biri bin âlem olan sönmeyen mana yıldızlarıyla, Hakk’ın kubbesi altındaki Ariflerin, Salihlerin, Ehlullahın muhabbet sofrasıdır”.

İşte Konya Büyükşehir Belediyesi, bu sofranın anlatıldığı nice kitaplar yayınlamış. Yani ulu bir medeniyetin tarihi ve mesajı, bilgilenmek ve bildirmek isteyenlerin istifadesine sunulmuş.

Tabi kitapların başında Mesnevi var. Öyle güzel hazırlanmış ki, cildine elimizi sürüp; “Çok güzel” demek yerine, içine girip yüzmek mümkün hale getirilmiş.

Konya’nın ulularından birisi de yine adı üzerinde, “Ulu Arif Çelebi’dir”. Ulu Arif Çelebi, Mevlana Celaleddin Rumi Hz.lerinin torunu, Sultan Veled’in büyük oğludur.

Arif Çelebi’nin, “Ulu Arif Çelebi” adıyla bir divanı basılmış. Aklı ile imanını harmanlamış her insanın, kendisine çeki düzen vereceği muhteşem bir kitap olmuş. Musikiden, tarihe, tarihten edebiyata, edebiyattan ekonomik değerlerine kadar Konya’nın tüm kültürel haritası, çeşitli eserlerle anlatılmış.

Konya’yı benim gibi Mevlana Türbesi ve Alaaddin Tepesi’nden değil, mahalle mahalle, semt semt gezip, Konya denizinde yüzmek gerekiyormuş. Kitaplar öyle söylüyor.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle