--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Konfor ve haz bunalımı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Lafı hep devleti yöneteceklere söylüyoruz ama kendimize hiç bakmıyoruz. Devlet ve millet olarak 16 yıllık Erdoğan iktidarında her türlü konfor ve hazzı yaşadık.

“Beyaz Türkler” diye bilinen ve yatak odası ile mutfak arasında boru hattı olmaktan öte geçmeyen “ehli dünya kimseler” zaten konfor ve haz içinde yaşamaktalar.

Dünya ile ahiret arasında denge kurmaya çalışan ve ülkemizin kalkınmasıyla konforun hazzını tadan, bu hazzı tattıkça da dünyaya meyleden bizim kesim, şimdilerde konfor bunalımı yaşamakta.

“Kendini bilmek gibi irfan olmaz” der eskiler. Konforizme esaretimiz bu düsturu yıkmak ve parçalamak üzeredir.

Bu düstur kaybolursa, Allah korusun kendini bilmezlerin elinde oyuncak oluruz.

Ak Parti’deki oy kaybının sebeplerinden birisi, konforizme müptela olanların, bencillik soslu nemelazımcılığıdır.

Devleti ve partiyi yönetecek olanların en çok dikkat edeceği husus, konfor ve haz hastalarına dikkat etmektir.

Bu hale Anadolu’da “sonradan görme” derler. Biz onu demek istemiyoruz ama “üç günlük seyisliği olanlar da dört günlük şeyi karıştırıp, ben olmazsam” dememelidir.

…………………..

Konfor ve haz meselesinin başlıca kaynakları belediyelerdir. Bu konuya en çok Ak Parti ve MHP’li belediyelerin dikkat etmesi gerekir.

CHP’li belediyeler zaten konfor ve haz içine doğmuş ve yaşamaktadırlar. Onların haz ve eğlenceden başka topluma dair bir dertleri yoktur.

Buyurun ülke çapında CHP’li belediyelere bakalım. Hangisinin milletimizin değer yargıları içerisinde yer aldıkları görülmekte ve bilinmektedir.

CHP’lileri eleştirmek kolay, esas zor olan bizimkileri, Ak Partili belediyeleri eleştirmek cesaret ister.

Doğruyu söylediğiniz an akla gelen ilk yafta yakanıza rozet gibi takılır ve istenmeyen adam ilan edilirsiniz.

Yazdığınız gazete yahut diğer medya kuruluşlarından birindeyseniz, kara listeye alınırsınız. Çünkü kibirlerinden kimsenin gönlüne giremediklerini görememektedirler.

Ve kimse konforundan vazgeçmediği için de gizli bir “konforum dokunma” mücadelesi verilmektedir. Konforu okşayanlar “iyi”, dokunanlar “kötü adamdır”.

…………………..

Bütün bunlar bir suçlama değil, şimdilik hafiften bir uyarıdır. Önümüzde yerel seçimler var, halkımızla yüzleşme ve konuşma vaktidir.

Yerel yönetimlerde insana dokunan hizmetler ön plana çıkar ve insanlar kendilerine dokunan siyasetçiyi sever-sahiplenir.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan bugünlere değer yargılarından taviz vermeden insana dokunarak gelmiştir.

1994 öncesi ve sonrası seçimlerde lastik tekerlekli araçların dahi giremediği mahallelere, ayağında çizmeyle girdiği ve insana dair hizmet sözü verdiği, sözünü yerine getirdiği için sevilmekte ve güvenilmektedir.

Başbakanlığından bugüne kadar da aynı kulvarda yürüdüğü ve devlet-millet bütünlüğünden taviz vermediği için sadece bizde değil, bütün dünyada “insan” olan herkes tarafından sevilip takdir edilmektedir.

Ezcümle:

Konforizmin yerini vicdan muhasebesi almazsa, emanet elimizden gider. Bulduk bunuyoruz. Hani bu dünya yalandı. 

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle