--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Köksüz Yaşama Hevesi

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

“Doğu insanlarının, Batı insanlarının gerçekleriyle yetinmeye hakları yoktur. Doğu insanının gerçekleri daha farklı ve kendine özgüdür. Bu sebeple suni bir gerçek kalıbı, onun düzenini bozar”. Kemal Tahir.

Önceki gün Alvarlı Efe Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hattat Hüseyin Kutlu hoca ile iftarda beraberdik.

İftar sonrası vakfın çalışmaları hakkında bilgi verilirken, yazıya başlık edindiğim ifade bugünün özetiydi ve daha sonra sohbetimiz, “Köksüz Yaşama Hevesi” üzerine sürdü.

Kıblesini şaşıranların farklı kıbleler aradıklarını, seçimler sebebiyle başta ekonomik olarak Haçlı Batılıların Türkiye üzerine oynadıkları oyunlar üzerine konuştuk.

……………….

Cumhur ittifakına karşı Batılı çevrelerin koordine ettiği ve desteklediği muhalefet kanadının hezeyanları, Batılıların ülkemize ve milletimize olan öfkelerinin temsilciliğidir.

Batılıların devletimizden ve milletimizin ezeli öcünü almak için kullandığı taşeronlardır. Şu hakikatin anlaşılması bu kadar zor olmasa gerek.

Batı bize benzemez, biz de Batı’ya benzemeyiz. Onların da bizim de köklerimiz itibariyle bu mümkün değildir.

Batılıların köklerinin hamuru “Haç”, bizim köklerimizin hamuru “Hilal” inancıyla yoğrulmuştur. Cumhur ittifakına karşı çıkanların hazmedemediği bu gerçektir.

……………

Bir irfan toplumu olan halkımızın milli kimliği, köklerinden beslenerek şekillenmiştir.

Kendi köklerinden gelen insani değerlerini bir tarafa itip, Batılılardan medet ummak, içinde yaşadığı ülkeye ve halka ihanet değil de nedir?

Köklerinden güç almayanlar, başka milletlerin mazilerine, köklerine özenirler ki, bu tam bir sarhoşluk halidir.

Bu anlayışın sonunda; “kimliksiz, kişiliksiz bir şekilde kadavrasına hamallık eden tipler sürüsü meydana gelir.

Kendileri olmadan başkalarını taklit edenler, taklit ettikleri kimselerin karakterlerini benimseyip; “muhakemesiz, kabiliyetsiz, ehemmiyetsiz varlıklar” haline düşerler.

……………

Dünyanın hiçbir toplumu, köklerini ve mazisini yok sayarak, başka halkların değerleriyle “insan” olmuş değillerdir. Böyle toplumlar sömürülmekten kurtulamazlar.

Tarihinden ve kültüründen beslenmeyen milletler, “ruhsal olarak inme hastalığına tutulmuş” topluluk olmaktan öte geçemezler.

Aklıselim sahibi insanlar, kendi gerçeklerini arar ve hayatlarına ikame ederler. Böyle inanmayanlar ise Batılılaşmadan gelen “aldatılma belasına” duçar olurlar.

Hal böyle olunca da kendi hakikatleri yerine, Batıdan aktarılanlara sarılır ve sarıldıklarının yılan olduğunu anladıklarında ise dönüşü olmayan yola girilmiş olurlar.

………………

Ezcümle:

Batı insanı, yaşadıkları yerlerde yalnız oldukları için bahtsızdırlar. Sömürgen oldukları için sürekli sömürülme tehlikesi ile karşı karşıyadırlar ve ihanet kininden kurtulamazlar.

Bu sebeple, içinde bulundukları toplumlar da başta olmak üzere, diğer milletlere karşı sürekli kargaşa, entrika ve terör ihraç ederler.

Haçlı Batıya ve taklitçilerine karşı, köklerimizin temeli olan değerlerimize inanarak ve muhafaza ederek mücadele edebiliriz. Yani kendimiz olmak kâfidir.

Kendi köklerinden ve köklerini oluşturan değerlerinden sıkılanlar ya budaladır ya da utanılacak bir geçmişe sahiptirler. Vesselam. 

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle