--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Koalisyon Hangi Yaramıza Merhem Olur

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

7 Haziran seçimlerinden sonra 4 milyonu aşkın insan, arama motorlarında “Koalisyon nedir” diye sorgulama yapmış.

Elbet bu sayının çok önemli bir kısmı, 30 ve altı yaş grubu gençlerdir. Daha çok da hazıra konmuş, dünyayı hep böyle zanneden tuzu kuru gençler.

Oysa yine bu gençlerin önemli bir kısmının baba ve annesi, koalisyon yıllarının insanlarıdır ve neler çektiklerini pekiyi bilmektedirler.

Bendeniz de MTTB, Akıncılar ve MSP gençlik kolları üyesi ve ayrıca acar bir muhabir olarak, koalisyon hükümetlerinin içinde bulunmuş ve yakından izlemiş birisiyim.

Koalisyonlarda hiçbir parti söz sahibi olamamıştır. Koalisyonlarda esas söz sahibi dış güçlerin zengin ettiği “medya ve sermaye” sahipleridir.

Ülkemiz, sömürgen ve kemirgen medya ile uluslararası çok ortaklı “Haçlı” sempatizanı, “Hilal” nefretçisi sermaye çevrelerinin tekeline girmek zorunda kalmıştır.

Milli Cephe koalisyonlarının bozulma sebebi, hükümeti oluşturan partilerin memlekete ve millete hizmet noktasında yaşadıkları uyumsuzluklar olmamıştır.

Koalisyonları, topraklarımızdaki taşeronlarına ülkenin yeraltı ve yerüstü kaynaklarını peşkeş çekerek abluka altına alıp, halkı canından bezdirerek müstemleke haline getirmek isteyen bugünkü ihanet şebekelerinin o günkü patronları bozdurmuştur.

Koalisyon hükümetlerinde devlet ve millet bütünlüğü sağlanmasının önüne geçilmiştir.

Hükümete bağlılık göstermesi gereken belli kurumların başındaki zevatlar, dış ve iç güçlere olan teslimiyetlerinden dolayı, hükümetin icraatlarına sürekli köstek olmuşlardır.

Arama motorlarından “koalisyon nedir” sorgulaması yapan gençler bilmeyebilir ama ebeveynleri hatırlarlar.

Koalisyon ortaklarına dönemin TSK’sı ayrı, MİT’i ayrı, her iki teşkilata destek veren diğer kuruluşlar ayrı ayrı baş çekmiş ve hiç birisinden devletin ve milletin güvenliği için sağlıklı rapor alınamamıştır.

Mesela terör olaylarının artmasıyla ilgili olarak her üç lidere de ayrı ayrı raporlar verilmiştir. Demirel’e, Rahmetli Erbakan ve Türkeş’e aynı olaylar farklı bilgilerle rapor edilmiştir.

Her üç lider de ellerinde aynı zannettikleri ama ayrı ayrı raporlarla meseleyi masaya yatırdıklarında çok şaşırmış ve devleti kendilerinin idare etmediğini görmüşlerdir.

CHP’li koalisyonlar, MC’li koalisyonlardan çok daha berbat geçmiş ve Türkiye yüzyıl belini doğrultamayacak darbeleri o zamanlar yemiştir.

Ön yargısız ve peşin hükümsüz bir şekilde, koalisyonlu yılları “yerli ve milli bir maya” ile araştıracak olan herkes bu hakikati görebilir. 

Mesela “Dürüst (!)Ecevit’in AP’den 12 milletvekili satın alıp, 11’ine de bakanlık vererek azınlık hükümeti kurduğu 1978 yılı ve sonrası sefalet ve anarşi ile geçmiştir.

Kısacası, ülkemizin geldiği şu noktada koalisyonu seslendirmek milletimize ve devletimize karşı tam bir ihanettir.

Vatana, millete ve dine karşı yüreğinde zerre kadar bağlılığı olan hiçbir insan evladı, aklından koalisyon geçirmez.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle