--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kibir ve inat, sahipleriyle arkasındakileri yer

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

“… kibir ve inatlarından vazgeçmediler ve sürekli günah hasadıyla meşgul inkârcı bir topluluk olarak kaldılar”. A’raf 133.

 •

Kibir ve inat sahiplerini bile bile destekleyenler geniş manada münafık olarak bilinir. Münafıkların da hiç hoşlanmadığı kitap; Kur’an-ı Kerim’dir, din İslam’dır, dolayısıyla Müslümanlardır.

İslam dünyasının her yerinde görülen bu güruhlar, Müslümanların içerisinde yaşarlar, emekleriyle beslenirler, ticaret yaparlar, ortaklık kurarlar, her türlü işlerini Müslümanlara gördürürler ve asla ihanetten de geri atmazlar.

Hem de yüzlerine baka baka, güle oynaya yaparlar. Biz Müslümanların da işi “Hüsn-ü Zan” olduğu için başımıza musibet gelinceye kadar bunlara inanır ve güveniriz.

Hâlbuki tüm insanlığı en ince detaylarına kadar anlatan Kur’an-ı Kerim; “kibir ve inatları sebebiyle münafıklıkta karar kılanların”, içindeki yaşadıkları toplumları fitne ve fesada nasıl sürüklediklerini, hal ve hareketlerini, karakterlerini, bir bir örneklerle anlatmıştır.

Bugün söze kitabımız Kur’an-ı Kerim’den başladık, yine A’raf suresiyle devam edelim.

İşte inat ve kibirleriyle, İslam’a ve Müslümanlara karşı üstünlük taslamayanların halini anlatan ayetlerden ikisi:

- “Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimizi anlamaktan uzaklaştıracağım. Onlar her türlü mucizeyi görseler de ona inanmazlar, doğru yolu görseler, onu yol edinmezler; (fakat) azgınlık yolunu görürlerse, yol olarak onu edinirler. Bu, onların ayetlerimizi yalanlamalarından ve onları anlamaktan gafil olmalarındandır”. A’raf 146.

- “Ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlar var ya, onların bütün işledikleri boşa gitmiştir. Onlar, yapmakta olduklarının karşılığından başka bir şeyle mi cezalandırılırlar? Hayır, ancak onunla”. A’raf 147.

Bu konuda tüm insanlığı bir hayat kitabı olarak inen kitabımız Kur’an-ı Kerim’de o kadar çok uyarı var ki; İşte Al-i İmran Suresi’ndeki ikaz ve tarifler.

- “Doğrusu Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir değer (olan dünyalık) karşılığında satanlar var ya, işte onlara âhirette hiçbir nasip yoktur.

Allah, kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara (merhametle) bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için çok acı verici bir azap vardır”. Al-i İmran 77.

- “Onlardan (Ehl-i Kitab’tan) bir kısmı da, (değiştirdikleri kelimeleri) kitaptan olmadığı halde, okurken; kitaptan olduğunu sanasınız diye dillerini (ve ağızlarını) eğip bükerler. ‘Bu, Allah katındandır’ derler. Hâlbuki o, Allah katından değildir. Bile bile Allah namına yalan uydururlar”. Al-i İmran 78.

Ülkemizdeki silahlı-silahsız terörün patron ve taşeronları, kavmiyet belası üzerinden kişisel menfaatlerini elde etmek isteyen; kibir, iftira, haset ve nifak sahipleridir.

Müslümanlar olarak şu duayı dilimizden düşürmemeliyiz;

“….. Ey Rabbimiz! Üstümüze bol sabır yağdır, bizi Müslümanlar olarak vefat ettir.”

Allah hepimizi münafıkların şerrinden korusun. Amin.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle