Kastamonu Tarihe Küskün, Tarih Kastamonu’ya
Kastamonulu değilim ama Kastamonu çok sevdiğim iller arasındadır.
Şehrin tarihi eserlerle donanımlı sokaklarında gezerken, o dönemin insanlarını ve sosyal yaşantılarını hayal ederim. Eminim çok güzel ilişkiler vardır.
Çünkü bütün Osmanlı şehirlerinin ortasında cami başa oturur ve çevresinde de han, hamam, çarşı, medrese, hastane ve benzeri eserler yer alır.
İşte Kastamonu bugün böyle olmasa da eskiden böyleymiş.
Mesela Nasrullah Camii’nin hemen üstünde caminin vakfı olan Aşir Efendi Hanı vardır. Aynı civarda bedesten ve arastalar bulunmaktadır.
Bir de Kastamonu, Osmanlı’dan önce de bir Türk şehridir ve yıkılmışlarıyla, yakılmışlarıyla, satılmışlarıyla velhasıl çeşitli şekillerde yok edilmişleriyle, Kastamonu halen; Bursa, Edirne ve İstanbul’dan sonra tarihi eserleriyle süslü bir şehrimizdir.
•
Kastamonu tarihe küskün, tarih Kastamonu’ya küskün. Sanki gizli bir el, Kastamonu’nun bu özelliğini muhafaza ediyor gibi.
Belki çok iddialı olabilir ama Türkiye’nin en çok evliyasının bulunduğu şehir Kastamonu denilir.
İstanbul, Konya, Ankara ve Samsun’dan sonra en çok cami, Kastamonu’da bulunmaktadır ve bu camilerin yüzde doksanı da tarihi eserdir.
Tarihi eserleri gezerken en çok dikkatimi çeken husus, maalesef eserlerin bakımsızlığı ve temiz olmaması ve hor kullanılmasıydı.
Bir de Nasrullah Camii’nin önündeki meydanın bitişiğinde Mehmet Akif Ersoy’un portresi ile İstiklal Marşı’nın yazıldığı bir pano vardı.
Bu pano yerinden kaldırılmış. Oysa Nasrullah Camii, Mehmet Akif demektir, İstiklal Zaferi demektir. Yerine bir de şey konulmamış.
Panoyu kim kaldırdı bilemem ama Kastamonu belediye ve valiliğe emanet olduğu gibi tarihi eserler de emanettir.
•
Tarihin Kastamonu’ya küskünlüğünü, Milli Şef dönemi, yani CHP’nin din ve dini eserler adına memleketi hallaç pamuğu gibi sallayıp savurduğu yıllardan belgeli bir haberle anlatalım. Haber şöyle:
Kastamonu İl Halk Kütüphanesi arşivinde yer alan 1937 yılına ait nüshalarında, Merkez Vakıflar Memurluğunun bazı cami ve mescidlerin satışı için ilanlar verilmiş.
Araştırmacı Erdal Arslan, Kastamonu’da cumhuriyetin ilk yıllarında cami, mescid ve cami arsalarının satıldığını, o zamanki resmi kurumların ilanlarında görüldüğünü belirtir.
Araştırmalarına göre Kastamonu’da 28 cami ve mescid satılmış, resmi ilanla satılan camilerden biri de Küpçüğez Camisi imiş.
Bazı kaynaklarda bu caminin satılarak, depo ve ahır olarak kullanıldığı da belirtilmektedir.
Camilerin yanı sıra camilere ait mal varlıkları ve hayratları da satılmış.
İstiklal Savaşı’nın ilk nüvesinin atıldığı Nasrullah Camii Vakfı’na ait bir odanın satışı da ilanlara çıkmış.
Diğer satılan eserler de şöyle:
Ahir Ali Mescidi, Medrese-i Atabey, Bey Çelebi Medresesi, Alaca Mescidi, Koyunlu Mescidi ve arsaları.
•
“CHP cami satmamıştır” diyenlere ilanen tebliğ olunur.







