• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Kardeşlik Ruhu

10 Temmuz 2017
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Bu haftaki eserimiz, Bilimevi Yayınları’ndan çıkan Doç. Dr. Ömer Bolat’ın; laftan, sözden, dilden öte; inancının gereği ve şartı, yüreğinin ve kalbinin sesini duyurmaya çalıştığı “Kardeşlik Ruhu” isimli kitabı.

“Kardeşlik Ruhumuz”, maalesef tüm dünyada fert, aile ve toplumsal ilişkilerde ciddi bir inanç ve iman zaaflarına sebep olmaya devam etmektedir.

Bu gerçeği görmeyen ve bilmeyen hiçbir Müslüman yoktur. Konuşma yetisine sahip her iman ehli bu hakikatin farkındadır.

-“Peki, öyleyse nedir halimizin hali” sorusu akla gelmektedir?

Ahh… Ahh... Sorunun tek cevabı olmasına rağmen, esas cevabı geçip, serap sularda yüzerek, öyle çok cevaplar üretiyor ve birbirimize naklediyoruz ki, mesele gelip; “Benim dediğim doğrudur, başkasını bilmem” noktasına park edip, birbirimizi anlayacağımız kapıları kapatıveriyoruz.

Şimdi benim de yaptığım gibi karşılıklı dert yanmaktan vazgeçmiyor ve çözüm yollarının ışığında birbirimizi anlama gayretinde dahi bulunmuyoruz.

Ömer Bolat’ın kitabı, yukarıda saymaya çalıştığım, görünen ve görünmeyen sebeplerin dışına çıkmış ve aklıselim sahibi her insanın idrakine hitap eden anahtarları sunmuş.

Aksakallar derler ki;

-İyilerle kötülerin mücadelesi kıyamete kadar sürecektir. İyiler iyilerle, kötüler kötülerle birlikte yürür ve yaşarlar”.

Yüce kitabımızın da ısrarla üzerinde durduğu ve başka bir kapı aralamadığı hakikatin; “sonu, ortası başı”, tartışmasız ve tavizsiz, Mü’minlerin kardeş olması değil midir?

Öyle, öyle. Bal gibi her birimiz Kur’an ve Hadisler çerçevesinde pek âlâ hakikatin iç yüzünü bilmekteyiz.

Mesele gelip, inandığımız ve iman ettiğimiz bu hususları nasıl es geçtiğimize dayanmaktadır. Ben de maalesef es geçenlerden ayrı değilim.

Sözü Ömer Bolat’a bırakalım:

“… bir zamanlar kardeş olan, aynı davanın peşinde koşan, aynı Kıble’ye yönelen, yoklukta paylaşmayı bilen, fedakârca çalışan, tek gayesi Allah’ın rızasını kazanmak ve ülkemiz, halkımız için mücadele etmek olan kardeşler arasında tartışmaların, nefis bağlamlı rekabetin ayrılık rüzgarlarına yol açması tehlikesidir.

İslam dünyası ve onun kalbi, omurgası olan Türkiye’de hepimiz büyük imtihandan geçtiğimizi unutmamalıyız.

Bu imtihandan geçmek de geçmemek de ülkemizin tarihine ve İslam tarihine kaydolacaktır. Gelecek nesiller bu gerçekleri okuyacaklardır.

Bu nedenle hepimizin “kardeşlik ruhunu” yeniden hatırlaması, ona sımsıkı sarılması, Cenab-ı Allah’a olan inancımızla Türkiye ve İslam dünyasının iyiliği, huzuru, maddi-manevi refahı için fedakârca çok çalışmamız gerektiğidir.

Evet, Doç. Dr. Ömer Bolat, bu tespitleri yaparken, Türkiye, İslam dünyası ve özellikle Batı dünyası ile ilişkiler bağlamında, ekonomik ve dış politika üzerinden bir ufuk turu yapmış.

Özellikle son yirmi yılda ülkemiz ve halkımız üzerine şer cepheleri tarafından planlanan tüm oyunların aktörlerini tahlil etmiş.

Eser hakkında bilgi için; 

Bilimevi Yayınları: 0216- 339 45 45

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23