--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Karacabey TİGEM

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

“İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın”. Şeyh Edebali.

Karacabey’deki TİGEM tesisi işe bu sözle başlamış. Giriş kapısının yanına iki adet at binme tavlası (avlusu) yapmış. Yazlık ve kışlık.

Bölgede ne kadar engelli öğrenci varsa, haftanın belli günlerinde gelerek aileleriyle birlikte at binmektelermiş.

Karacabey TİGEM arazisi 88 bin metrekare. Arazinin her tarafında Ramazan ve sıcak demeden hummalı bir çalışma, yine “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” dedirtmekteydi.

Gözün görebildiği bir yanda 10 bin koyun, diğer kısımda 5 bini aşkın sağmal inek her türlü sağlık ve güvenlik şartları içerisinde milletimizin hizmetine sunulmaktaydı.

Ovalara bakıldığında ise biçerdöverler harıl harıl kamyonlara buğday yüklemekte ve ambarlara taşınmaktaydı.

Domatesten tutun da mevsimlik sebzelere kadar binlerce dönüm arazi ekiliydi.

Zeytin, İncir ve Üzüm...

Atalarımız Osmanlı, 22 milyon metrekareye ulaştığı dünya toprakları üzerinde uygun yerlerde zeytin, incir ve üzüm yetiştirmiştir.

Osmanlı coğrafyasının hemen her noktasında, Kur’an’da geçen bu üç nimet vardır. Zeytin, incir ve üzümün yetiştiği topraklar bereketli topraklardır.

Karacabey TİGEM arazisinde de bu üç şifa deposu yetişmektedir. Tesisin ilki, “Çiftlikat-ı Hümayun” adıyla 14. yüzyılın başlarında Orhan Gazi tarafından kurulmuş.

Çiftlikat-ı Hümayun’da ordunun binek atı, keçe, yapağı vb. hayvansal ürün ihtiyaçları karşılanmış ve “Hara” bu görevini Cumhuriyet dönemine kadar sürdürmüş.

1926 yılında “Ziraat Vekâletine” devredilen işletme, “Karacabey Harası” ismi ile 1983 yılına kadar Türkiye hayvancılığının ıslahı yönünde başarılı çalışmalar yapmış.

1984 yılında Haralar ve İnekhanelerin Devlet Üretme Çiftlikleri ile birleşmesi sonucu, halen Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.

İmkânım olsa uzun uzun anlatmak isterim. Çünkü inanırım ki, memleketimin her metrekaresi bereketlidir.

Yeter ki, ihanet etmeyelim, sahiplenelim, emanet olduğunu bilelim. Toprak insana ve diğer canlılara asla hayır demez. Bilir ki ondanızdır.

Neyse Karacabey’de neler ekilip biçilmekte, hangi hayvanlar yetiştirilmekte onlardan kısaca söz edelim.

Her yıl ortalama 18 bin dekar buğday ekimi yapılmaktadır. 10 bin dekarlık kısmında hibrit dane mısır, ayçiçeği ve sebze tohumlukları üretilmektedir.

İşletme, hayvancılığın kaba yem ihtiyaçlarının tamamını kendi üretimiyle karşılamaktadır. Yakında enerjisini de üretecekmiş.

İşletmede, 60 dekar muhtelif meyve, 5 dekar bağ, 1.470 dekar zeytinlik, 105 dekar bademlik, 7.000 dekar fıstık çamı ve 1.500 dekar ceviz tesisi bulunmaktadır.

İşletmenin tohum hazırlama tesislerinde her yıl 6.500 ton buğday, 100 ton fiğ ve diğer ürünlerin sertifikalı tohumlukları hazırlanarak, ülkemiz çiftçilerine dağıtılmaktaymış.

Safkan Arap atı yetiştiriciliğinde ise ülkemizde bulunan Safkan Arap atlarının hemen tamamının orijini TİGEM İşletmelerindeki Safkan Arap atlarına dayanmaktaymış.

“At binenin kılıç kuşananın”.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle