--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kafası Karışık Gençler Ve Ebeveynleri

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Gündemin öncelikli konusu haliyle seçimler ve ilk defa oy kullanacak gençler.

Hemen her sohbette gençlerin üzerinde duruluyor ve kafalarının karışık olduğu söyleniyor.

Kafası karışık gençleri anlarım. Zihni bulanıklığa seçim propagandaları değil, ebeveynleri sebeptir. Ne ekildiyse o biçilmektedir.

Ayrıca sosyal medya, kafası karışık gençler için ahtapot vazifesi yapmaktadır. Ahtapotun kolları arasında sıkışıp kalmış gençlerle konuşmak, sırtta taş taşımaktan zordur.

Kafa karışıklığının nedenini; sistemden, yönetimden değil, ailelerin yetişme ve yetiştirme tarzlarından geldiğini görmek gerek.

Bulanık suda sel kütüğü gibi yuvarlanan gençler haliyle saldırgan ve isyankâr olmaktadırlar. Böyle gençlerimizi suçluyor filan değilim.

Ebeveynlerinden ne aldılar ve ne gördülerse onu taklit etmektedirler. Taklit, zihinlerde ölçülemeyen depremler meydana getirir.

Bir de kamuoyu araştırma şirketleri, sadece böyle gençleri bulmakta ve sosyal medyada malzeme olarak kullanmaktadır.

Oysa helal lokma yemiş, helal süt emmiş, amentüsü sağlam ebeveynlerin limanlarında yetişmiş milyonlarca genci görmemekte ve kullanamamaktadırlar.

………………

Konfora ve zenginliğe doğmuş gençlerimize, aile büyüklerinin yaşadığı yıllardaki CHP’nin uygulamalarından söz edelim ve ailelerinin nasıl bir Türkiye’den bugünlere geldiğini anlatmaya çalışalım.

Zihinleri labirente dönmüş gençlerimiz “İkinci Dünya Savaşı’na” girmediğimizi bilirler ama girmediğimiz savaşta niye milletimizin perişan edildiğini bilmeyebilirler.

Şimdi o yılları, CHP’li yazar ve konuşanların dilinden aktarımlarda bulunalım.

………………

“Savaş yıllarında geniş halk kesimleri hayat pahalılığı ve güç ekonomik sıkıntılarla karşılaşırken, hükümet üyeleri, idareciler ve CHP’li yöneticiler bu ortamdan yararlanmışlar, aşırı servet ve kazançlara sahip olmuşlardır.

Öyle ki; vurgunculuk, harp zengini, rüşvet, suiistimal gibi kelimeler kullanıldığında akla ilk gelen şey CHP olmuştur.

“İsmet Paşa’nın bu sırada Çankaya’da uşaklarına, hizmetçilerine beyaz undan francala ekmeği yedirdiği, viyolonsel dinlediği, kimya deneyleri yaptırdığı, Metin Toker tarafından yazılmaktadır. Aziz Nesin’in Marko Paşa’da anlattığı hikâyeler o yılların gerçekleridir”.

“Her alanda zora ve baskıya dayalı uygulamalar halkın çektiği sıkıntı ve ıstırapları daha da artırmıştır. İşsizlik, açlık ve sefalet, halkı korkunç bir şekilde tehdit etmiş, ülkenin her tarafı mağdur ve mazlum bu insanların iniltileri ve çığlıklarıyla dalgalanmıştır.

……………………..

“Halkın büyük bölümü açlık ve sefalet içerisinde yaşarken devlet, köylüden ve çiftçiden değerinin altında bir ücret ödeyerek aldığı hububatı gereği gibi koruyamamış ve kullanamamıştır.

Bu ürünler, gelişigüzel şekilde istasyon civarlarında ve yol boylarında toprak üzerine yığılmıştır. Kötü hava şartlarının etkisiyle uzun bir süre yağmur ve kar altında kalan bu ürünler çürümüş ya da çürütülmüştür”.

……………….

Ezcümle:

CHP 14 Mayıs1950’den bu tarafa yani 68 yıldır halkımıza karşı öfke doludur. Bu öfke hem onları hem ülkeyi felakete sürükleyecektir.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle