İyilikleri kötülere heba ettirmemeli
Her şeyden önce biz iyilik ve iyilikler toplumuyuz. Devletimize ve milletimize zerre kadar sahip çıkan her “insan evladı” böyle inanır.
Öyle bir devirde yaşıyoruz ki, kötüler ve yaptıkları kötülükler, maalesef ekranlardan ve sosyal medya araçlarından lav püskürtüyor. “Her şey çok kötü” noktasına getiriliyor.
Kötülerin kötülüklerini iyiliklere heba ettirmemeli. Devlet-millet olarak iyiliklerimizin yanında kötüler ve kötülükler, devede kulak bile değildir.
Yalnız ülkemize ve milletimize ihanet etmeyi vazife edinmiş-ettirilmiş bir kısım televizyon, internet ve sosyal medyada iyilikler göz ardı edilerek, kötüler ve kötülükler köpürtüle köpürtüle sunulmaktadır.
Önceki gün Ankara metrosunda geceleyen, haftada bir gün de otelde kalan Hasan’ın haberi, televizyonlar ve sosyal medyada kullanıldı.
Kötüler tam kendi doldurdukları lağım kapaklarını açmakta iken Hasan’ın devletimize ve milletimize en büyük iyiliği, söze “Allah” ile “umut” ile başlaması oldu ve lağım kapaklarını kapattırdı.
Twitter ve sosyal medyadaki kötülük yayıcıların heveslerini kursağında bırakan en hızlı açıklama ise Ankara Valisi Vasip Şahin’den gelince durumun rengi değişti.
Ankara Valisi Vasip Şahin’den Allah razı olsun. Kötülere-kötülüklere fırsat vermeden devlete ve millete karşı ihanet mesaj ve haberlerin önünü kesti.
•
Oysa Hasan’ın hikâyesi gibi ülkemizde öyle çok iyilikler var ki, bunlardan bırakın televizyonu, sosyal medyayı, o şehirde, o mahallede bile yaşayanların haberi olmuyor.
Bugün bütün valiliklerimiz, kaymakamlıklarımız, hayırsever sivil toplum örgütlerimiz, nerede bir muhtaç insan varsa ulaşmakta ve ilgilenmektedir.
Bizim medeniyetimizin ve inancımızın mihenk taşlarından birisi, “Bir elin verdiğini, diğer elin görmeyecek” sistemi yüzünden iyilikler anlatılamıyor.
Doğrusu bu ama bir açıdan baktığımızda da galiba toplum olarak iyiliklerin duyurulması ve yayılmasına ihtiyaç var.
Ankara Valisi Şahin’in ifadesiyle “Gönlü zengin, yüreği kocaman Hasan” gibi nice muhtaç duruma düşmüş umutlu insanlarımızın tüm ihtiyaçları giderilmektedir.
•
“İsyan” etmek yerine “sınav” demek, “umudun” kapısını aralamak demektir. Hasan öyle dedi ve umudu sayesinde umduklarına kavuştu.
Hasan hayatını birkaç ayetle özetledi. “Allah bana taşıyamayacağım yükü vermiyor” dedi, teslimiyetindeki samimiyetinin belgesiydi.
Devlet ve millet olarak, yurtiçinde ve dışında, Hasan ve Hasan’dan daha çok ihtiyaçlı insanlara yardım edilmektedir.
Eğer bu ve benzeri iyilik hareketleri haberlere taşınacak olsa, televizyonlar ve sosyal medya haber patlaması yaşar.
Hasan’dan ders çıkaracaksak, önce kötülerden ve kötülükleri yayanlardan uzak durup, iyiliklerin peşine düşmeliyiz. İnsan olmanın gereği de bu değil midir?
•
Ezcümle Ankara Valisi Vasip Şahin’den:
“Hasan kardeşimizle ilgili birçok hayırseverimiz tarafından ev ve iş teklifleri yapıldı. Bu vesileyle milletimizin hamiyetinin hâlâ yüksek bir şekilde devam ettiğine bir daha şahit olduk. Hepsine teşekkür ederiz”.







