İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi Haçlı ruhunu sergiledi
İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi bu yılki Nobel Edebiyat Ödülünü, İsveç hariç, bütün bir dünyanın cani olduğunu kabul ettiği, mahkeme kararlarıyla tescil edilmiş ve mahkûm edilmiş bir katili savunan Avusturyalı soykırımcı Peter Handke’ye verdi.
İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi ve İsveç Kralı, bu kararla ruhlarını şeytana armağan etmişlerdir.
Yerkürenin neresinde ve hangi inançtan olursa olsun, yeter ki insan olduğunun farkında olsun, kime sorulursa sorulsun, Bosna’da asrın soykırımı yaşanmıştır. Ruhunu şeytana satmamış her insan böyle kabul etmektedir.
Bu kadar açık ve seçik olan bir hadise karşısında, eğer böylesine emsalsiz bir soykırımı savunan kimse ödül alıyorsa, birileri de buna ödül veriyorsa, bunun adı düpedüz insanlığın karşısında soykırımcı bir duruştur.
İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, daha doğrusu “İsveç Kraliyet Soykırımcı Akademisi”, Bosna’daki katillikleri inkâr eden bir başka caniyi ödüllendirerek, tüm dünya kamuoyu nezdinde kimliklerini, kişiliklerini şeytana nasıl teslim ettiklerini ortaya koymuşlardır.
Hiçbir gizli saklı yönü bulunmayan, yine bütün dünya medyasının ve devlet belgeleriyle mahkeme kararlarının içerisinde yer alan soykırım haberleri, şahitleri, fotoğrafları, demek ki insanlığın yüz karası insan avcıları için bir şey ifade etmemekte.
…………………..
Burada esas üzerinde durulması gereken husus, ülkemiz dışında diğer Müslüman ülkelerin yahut Müslüman olmadığı halde soykırımı kabul eden ülkelerin çaresizce duruşlarındaki garipliktir.
Allah’a şükür adam gibi adam bir Cumhurbaşkanımız var. R. Tayyip Erdoğan hemen tepki vererek en sert şekilde konuştu ve gerçekleri dünyaya haykırdı.
Ruhlarını şeytana satmış yahut şeytanlaştırmış insan avcılarına karşı, bir caninin savunulmasına verilen ödülün, “Yeni soykırımlara icazet” olduğunu belirterek şöyle dedi:
“İslamofobinin veba gibi yayıldığı bir dönemde, soykırım heveslilerini ödüllendirmek, yeni soykırımlara icazet vermek demektir.
Kirli ve kanlı siciline rağmen bu şahsı ödüllendirenler, soykırıma ortak olmuşlardır. Bu ödül İslam ve insanlık düşmanlarına cesaret aşılayacaktır”.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet dışında muhalefetten çok cılız sesler geldi. Terör örgütlerini destekleyen medyadan zaten bir şey beklenmez ama hiç olmazsa İslam’dan nefret etmeyen siyasi çevrelerin veya sivil toplum örgütlerinin bu kadar açık bir soykırımın ödüllendirilmesine karşı sessiz kalmaları soykırımı destek anlamına gelmez mi?
………………
Görüldüğü gibi Haçlı zihniyetliler istedikleri zaman istedikleri gibi birleşebilmekteler ve bütün dünya insanlığını karşılarına alacak kadar cesur davranıp, katillere ve savunanlara “edebiyat” gibi güzide bir sanatın adını kullanarak ödül verebilmekteler.
Peki, namuslu, şerefli devlet adamlarının, tarihçilerin, edebiyatçıların, sanatçıların ve siyasetçilerin inkâr edemeyeceği yüzyılın soykırımını ödüllendirenlere karşı tepkiler bu kadar mı olmalıydı?
Bu anlayış, insan hakları diye hak gasp yapanların dibe vuruşunun açık delilidir.







