İşte Çarpık Sistemin Aktörleri
Yıllarca çocuklara Allahsızlığı öğreten ve her şeyi tabiat ananın yarattığını anlatan bir Köy Enstitüsü mezunu hanım öğretmenin anlattıklarını aktaralım:
“Ben öğrencilere tabiat anayı öğreten öğretmenlerdendim. Köy enstitüsü öğrenimi görmüştüm. Erzurum’da bir köye tayinim çıkmıştı. Zaten kendim de Erzurumluyum. Görevime gittim ve öğrencilerimi mevzuat programına göre yetiştirmeye başladım.
O yıllarda köy okulları köylülerin (CHP’nin zulüm yılları, milleti yokluğa ve yoksulluğa itip kendilerini mal mülk sahip yaptıkları yıllar) yardımı ile erzak temin ediliyordu. Benim de erzakımı köylüler veriyordu.
Öğretime devam ettiğim günlerin birinde değneğine dayanan ihtiyar bir köylü okulu ziyaret etti ve benimle sohbet etti.
Biraz da dini bilgilerimi yokladı. Ben ihtiyarın suallerini hiç cevaplayamadım. İhtiyar belli etmeden müsaade istedi ve ayrıldı.
Bir müddet sonra köyden gelen erzak kalitesi düşmeye, miktarı da azalmaya başladı. O yılın ara tatilinde Erzurum’da köyüme döndüm, babam çok memnun olarak beni karşıladı ve hoşbeşe başladı. Sohbet ederken:
- “Öğretmen hanım, öğrencilerini nasıl imtihan ediyorsun” diye sordu. Ben de:
- “Ben etmesine ediyorum da ancak beni de imtihan ediyorlar” dedim. Babam:
- “Hayrola” deyince, ihtiyarın ziyaretini ve cevapsız kalan suallerini naklettim.
Babam birdenbire ellerini açarak şöyle dua etti:
- “Aman Yarabbi! Beni imansız evlat sahibi bir baba olarak bırakma” dedi ve hüngür hüngür ağlamaya başladı.
Sanırım daha sonraki yıllarda babamın duası yerini bulmuştu, ben her şeyin sahibinin “Tabiat Ana” değil, “Allah” olduğuna iman etmiştim ama çok geç olmuştu”.
•
Biliyorsunuz geçenlerde oyunculuk hayatı boyunca milletin dini-milli değerlerine küfrederek para kazanan bir oyuncu öldü.
Kendisinden önce ölenlerle birlikte öte tarafta meyhanede içiyorlarmış. Bunu söyleyen de yine aynı şirk travması içerisinde yaşayan bir oyuncuydu.
Ahmet Cihat Tamer adlı bu kişi, sanki öbür tarafa gidip gelmiş ve olup bitenleri görmüş gibi kimlerin kimlerle neler yaptıklarını anlattı.
Şimdi ilgili şahsın adına bakalım. İsmi “Ahmet Cihat”. Bu ismi veren büyükleri belli ki dinini, diyanetini bilen insanlarmış. Yoksa boşa böyle bir isim vermezler.
Peki, bu şahıs böylesine şirk-isyan ve inkâr noktasına nasıl gelmiş. Gelmesi yetmemiş gibi halkının çok büyük ekseriyeti Müslüman bir millete karşı, üstelik oyun ve dizilerini seyredenlerin de yine büyük ekseriyeti en azından Allah’ın varlığını inkâr etmeyip, Müslüman olduğunu kabul eden insanlarımıza karşı neden dinden böylesine nefret etmektedir?
Ve bu şahıs ve benzerleri, servetlerini havadan-sudan değil, inançlarına hakaret ettikleri halkımız sırtından kazanmıyorlar mı?
Peki, böylesine pervasızca milletin dinine neden saldırmaktalar? Bu kimseler nasıl bir eğitim sisteminden ve hangi okullarda, nasıl öğretmenlerce yetiştirilmektedir?
Sorunun cevabı yukarıda!







