İsmail Kahraman şirretliklere şerbetlidir
Ruhlarını şirretleştirmiş kişiler, şirretliklerinin alevini; alkolde, kumarda, geçici zevklerle birlikte, içinde yaşadığı toplumun değerlerine ihanet ederek çoğaltırlar.
TBMM Başkanı İsmail Kahraman’a karşı yürütülen “kadınlar sahneye çıkarılmadı” fitnesini yayanlar, fitneleri içinde debelenip durmaktalar.
Kendi ektikleri fitne ve fesat tohumlarını, yine kendi sahalarında harmanlayan malum güruh, arzularına erişemediler.
Pazar günü TBMM Başkanı İstanbul’daydı. Dolmabahçe Sanat Galerisinde, TBMM Klasik Türk Sanatları Merkezinin hazırladığı “Revnakın İzdüşümü” adlı sergiyi açtı.
“Revnakın İzdüşümü” sergisinin genel sanat yönetmeni hanımdı ve sergide ağırlıklı olarak hanımların emeği vardı.
Hanımların el emeğini, sanata kattıkları ince ruhlarını görünce, sanırım “kadınlar sahneye çıkarılmadı” komplosuna dair paylaşım ihtiyacı duydu.
Yazının sonunu beklemeden şu kadarını hemen söyleyeyim de meseleyi enine boyuna anlatacağım.
¥
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi münasebetiyle, Gazi Meclis’te yapılan panel sırasında, Devlet Tiyatrosu sanatçılarının sahneye çıkarılmaması gibi asla ve kat’a bir durum söz konusu değildir. Ayrıca ortada sahnelenecek oyun da yoktur.
Pazar günkü açılışta başkanın bir tanıdığı sordu.
-“Efendim siyasi hayatınız boyunca böyle bir şirretlikle hiç karşılaştınız mı” dedi.
Başkan da:
-“Şeytan kimin düşmanıdır? İyinin, güzelin, doğrunun! Biz ne yaptığımızı biliyor ve yolumuza devam ediyoruz. Şerbetliyiz. Hakikatler şahit istemez” dedi.
TBMM Başkanı İsmail Kahraman böyle söyleyince ben de biraz gerilere giderek Kültür Bakanlığı sırasında yine şirretlik bir haberi hatırladım.
Önce o meseleyi anlatarak, malum hususu hikâye edeyim.
¥
İsmail Kahraman Kültür Bakanıdır (1996) ve bakanlığın yıllardır milletten uzak tutulan keçeleşmiş meseleleriyle uğraşmaktadır.
Bakanlık bünyesinde ve bağlı kuruluşlarda öyle uygulamalar vardır ki, pek çok yerde millete tekabül eden faaliyetler yoktur.
Sanki dünyaya kapalı yaşayan bir toplumun küçük bir birimi gibidir bakanlık. Ahbap çavuş ilişkisi üzerine kurulu bir teşkilat görüntüsü vardır.
İsmail Kahraman icraat adamıdır, ömrü teşkilatçılıkla ve kültürel faaliyetlerle geçmiş birisidir ve içler acısı durumla karşılaşınca, derhal harekete geçerek, bakanlığın üzerindeki çetemsi ablukaları kaldırmaya başlar.
İşte tam bu noktada şirret taifesi devreye girer ve şu haberi yapar.
“Kültür Bakanı İsmail Kahraman, bakanlığın kız hentbol takımındaki kızlar şort giydiği için kültür sporu kapattı” denilir.
Haber ilk önce kartel medyasının tetikçisi Kanal D adlı fecaat kutusunda yayınlanır. Biliyorsunuz 28 Şubat’ta bu güruhun haberleri hep “Üst Düzey Bir Yetkiliye” dayanırdı.
Aynı üst düzey yetkili (!) kartelin diğer parçalarında da haberi yaydı. Peki, haberin aslı neydi? Şuydu:
Kültür Bakanlığının “Kültür Spor” diye bir şubesi olmadığı gibi kızlardan oluşan böyle bir takım da yoktu. Buyurun! Bunun adı şirretlik değil mi?
Tiyatro ihaneti yarına kaldı.







