İnsana Yön Veren Değerler
Bu haftaki kitabımız, Beyan Yayınları’ndan ve “İnsana Yön Veren Değerler” adını taşımakta.
Yazarı ise 1970’lerden itibaren Malatya’nın ilim ve irfan sofralarında yetişmiş, oradan İstanbul’a uzanan “sohbeti canan meclislerinin” müdavimi, düşünür ve fikir adamı Bayram Karaçor.
“İnsana Yön Veren Değerler”, yazarın bizzat gözlem, inceleme ve araştırmaları sonucunda milli ve dini kaynaklarla da mecz ettikten sonra ortaya koyduğu bir eserdir.
Günlük hayatını; internet çöplüğünde gezinerek, neidüğü belirsiz sitelerden köklü hiçbir gerekçe ya da sebebe dayanmayan bilgilerle ihata eden gençlerin, mutlaka okuması gereken bir eser.
Okuma işini gençlere yükleyerek meselenin içinden sıyrılmak istemem. Özellikle bu gençlerin ebeveynleri de vaaz ve nasihat için değil, kendileri adına okumaları gerekir.
Ebeveynleri de geçelim, bir de ticaret adamları ile siyaset adamlarımızın da mutlaka ellerinden düşürmemesi gereken bir kitap.
…………..
Şimdi denilebilir ki, “Bu kitabın içinde bilinmeyen ya da duyulmayan ne var da, böylesine abartıyorsun”?
Kitabın içinde bilinmeyen ve duyulmayan bir şey yok. Ne var biliyor musunuz?
Bildiğimiz, inandığımız, inanmaktan da öte geçip iman ettiğimiz insani ve İslami kavramları nasıl har vurup harman savurduğumuz var.
İnsana yön veren değerleri başkasına anlatıp, mesele kendimizin uymasına gelince, nasıl da acımasız bir şekilde paraya, pula, nefse, dünyaya harcadığımız var.
Aile yuvalarımızın yön almamız gerektiği değerlere göre değil de; sokağın, medyanın, çevrenin bize zorla veya farklı şekillerde dayattığı gerçekler var.
Bütün bunlar okunmak ve anlaşılmak üzere gözlerimiz önüne serilirken, “şöyle yaparsanız böyle yaparsınız” gibi akıl veren bir kitap değil, “insanı insana anlatan” bir eser.
Bizim zaten en büyük eksikliğimiz; “İnsan oluşumuzu ve günü geldiğinde, bizi bu âleme getirenin, geri götüreceğine inandığımız halde es geçmemiz değil mi”?
Hah işte “İnsana Yön Veren Değerler” bu hakikati ince ince ele almış.
………………..
Kitaptan bazı pasajlar aktaralım.
“Kendisini değiştirmeyeni, Allah değiştirmez. Müslüman olduğunu söyleyip de Allah’ın Müslüman tanımına göre değişmeyenler, her dönemde sorumluluk bilincine sahip iyi insanların yüreklerine dert oldular”.
“Müslümanlar; Kur’an’ın olumsuz olarak nitelediği davranışlara özenmesinler ve onları işleyenlere benzemek istemesinler. Böyle yaparlarsa; hem kendilerine kötülük yapmış olurlar hem de ahlaklı ve giderek Müslüman olmak isteyenlerin yolunu keserler”.
“En büyük yenilgi, ahiretteki yenilgi değil midir? Bu nedenle para; satın alma aracı olarak her şeyi ölçen güç olmadığı gibi yenilginin de ilacı değildir.
İsteriz ki, Müslümanlar; haz peşinde koşan, tüketim çılgınlarıyla yarışan, servetleriyle şımarmış, bakış açıları arızalı bir bireysel gücü amaç edinmesinler”.
……………
Geniş bilgi için Beyan Yayınları
0212-512 76 97







