İlk Yerli Otomobilimiz Devrim
Hatırladığım kadarıyla ülkemizde “Ağır Sanayi” sözü, 1973 senesinde merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızla duyuldu.
“Ağır Sanayi” ifadesi, Milli Selamet Partisinin kuruluşuyla birlikte gündeme gelmişti. Hatta 1977 seçimlerinde MSP miting otobüsünün üzerinde sunuculuk yaparken;
-“Ağır sanayimizin milli ve manevi lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ….. şehrinde” diye çok takdimlerde bulunmuştum.
Yine Erbakan hocamızın, ilk yerli otomobille birlikte savunma sanayinin de mutlaka kurulması gerektiğine ve faaliyete geçtiğine şahitlik ettim.
Yani Türkiye olarak yıllardır “zihnimizle birlikte cüzdanımıza takılan ve ancak kırılmaya başlanan Batı prangalarından” kurtulabilseydik, belki bugün ABD ve AB bizi arkadan takip edecekti.
Gerçi prangalarda hep Batı’yı suçladık ama içeriden ihanet olmadan, Batı bize nasıl pranga vuracaktı? Geçelim.
……………..
Mesela ilk yerli otomobilimiz “Devrim’in” eksiği olmamasına rağmen, içeriden destekli ABD merkezli engellerle üretilmesine müsaade edilmediği aşikârdır.
Bu hakikati bilmeyen yoktur. Şimdi artık yerli otomobilimiz üretilmektedir. İçeriden yahut dışarıdan pranga yeme vakti de geçmiştir.
Ağır sanayimizin her sahada gelişmemesi için hiçbir mazeretimiz olamaz. Yapılanlar yapılacakların ispatıdır.
İşte yerli helikopterimiz ve savunma sanayiindeki imalatlarımız ortada.
“Bizden bir şey olmaz” ihanet karamsarlığı yerine; “Biz istersek her şeyi yaparız” azmi, gayreti ve çalışkanlığına muhtacız.
Örneğin; “Biz istersek her şeyi yaparız” samimiyetinin ilk meyvesi, “Devrim Otomobilinde” görülmüş ve inanıldığı için başarılmıştır.
.............
“İlk Yerli Otomobilimiz Devrim” hakkında Prof. Dr. Muhittin Şimşek kitap yazdı. Bu kitaptan uyarlanarak sinema filmi çekildi, sanırım birkaç da belgesel yapıldı.
Yeri gelmişken biz de kısaca bilgi verelim fakat “Araba yaptık ama benzin koymayı unutmuşuz” kinayesiyle, kendi kendimize yaptığımız ihaneti de unutmayalım.
Şunu da hep hatırlayalım: İlk otomobil imal edileceğinin duyulmasından sonra üniversitelerden basına, sanayicilerden politikacılara hemen her kesimde ne otomobil ne de motor üretilebileceğine inanılmamış ve her fırsatta mesele ötelenmiştir.
Ve 29 Ekim 1961 sabahı, tüm bu çevrelerin yüzünün kara çıktığı gün olmuştur. Yerli ve milli bir otomobil, kendi tekerlekleri üzerinde ve yine Türkiye’ de yapılan kendi motorunun gücüyle, Büyük Millet Meclisi binasının önünde, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’e sunulmuştur.
Evet, arabalardan birisinin benzini azdır ama Cemal Gürsel’in bineceği otomobil de o değildir. Nasıl oldu ve ne oldu da Cemal Paşa bu araca nasıl ve kimler tarafından bindirildi, orası hâlâ karanlık.
Oysa otomobillerin ikisi de çalışmaktaymış. Birisi Cemal Gürsel’i Anıtkabir’e götürürken, diğeri de Hipodromdaki geçit resmine katılmış.
…………………
Ezcümle: İlk yerli otomobil, TCDD’nin 1894 yılında kurulan Tülomsaş fabrikasında imal edilmiştir. Tülomsaş, karada ve rayda yürüyen her aracı imal edebilecek kapasitede bir kuruluştur.







