--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İki Dünyanın Hikâyesi

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Bu haftaki kitabımız, “İki Dünyanın Hikâyesi” adını taşıyor. Ötüken Yayınları arasından çıkan eserin yazarı ise Süleyman Eryiğit.

Hepimizin hayatı, yani ölüm öncesi ve ölüm sonrasına inanan insanların hayatı, bu iki devrenin birincisinde yaşanılanların, ikincisinde mizana vurulacağı hakikatiyle geçmektedir.

Dünyaya gelişimizden itibaren, son yolculuğumuza uğurlandığımız ana kadar birbirinden kopmasından korkarak yaşadığımız bu iki dünyanın mevcut yakası, ilahi kanun gereği teke indiğinde, işte esas hayat ondan sonra başlamaktadır.

Eserin yazarı da kitabına şu soruyla girmiş:

“Bu kitapta yer alan yazılar, ‘Allah bizden ne istemektedir?’ sorusunun cevabını arayan yazılardır.

Bu yazılar yazılmak için kırk yıldan fazla beklediler. Bir başka ifade ile bu yazılar kırk yıldan fazla bir süredir demlenen yazılardır.

Bundan dolayı bu yazıları, kırk yılı aşkın bir hayat devresinde sadece okuyan, dinleyen ve anlamaya çalışan bir insanın satırlara dökülmüş samimiyeti olarak görmek ve bu ihtirazi kayıtla okumak gerekir.

Yazmak paylaşmaktır. Bizim medeniyetimiz paylaşma üzerine inşa olunmuş bir medeniyettir. Paylaşmak için paylaşacak bir şeyinizin olması gerekir.

Bununla birlikte ‘içerideki ses ve düşünce’ iken yazıya dönüşen ve sadece samimiyetin izharı olarak görülmesi gereken bu yazıların paylaşılmaya müstahak olup olmadıklarını bilmiyorum.

Bu yazılar yazılmak mecburiyetinde miydi? Bu sorunun da cevabını bilmiyorum”.

Evet, kitapta ilginç konular ve sorular var. İnsanoğluna bila bedel ikram edilen, akıl ve muhakeme kabiliyetini harekete geçiren mevzuların ele alındığı eserde; “İslam ve Liberalizm” başlığı yeterli şekilde izah edildikten sonra şu soruların cevabı aranmış.

“İslam geleneği kendisini şu beş esas üzerine inşa etmiştir. ‘Aklın, malın, neslin, canın ve dinin korunması’.

Tüm Kur’an okumaları, tüm tefsir çalışmaları, tüm fıkıh usulü ve külliyatı bu beş esasın tesisi ve korunması cihetinden yapılmıştır.

Bu beş esasın tahakkuku, İslam öğretisine göre aynı zamanda insanlığın korunması anlamına gelmektedir.

Çünkü beş esasın tamamı, hangi inanç ya da kültür coğrafyasına ait olurlarsa olsunlar, insanı ve insanlığı korumaya matuftur.

Ama mesele bundan ibaret değildir. İslam öğretisi, bu genel çerçevenin içerisinde bu korumayı Müslümanlar için özelleştirir.

Bu koruma eylemini hem bir görev hem de sorumluluk olarak Müslümana, mümine yani dindara yükler. Bu görev her asra ve her şarta dairdir, tarihsel değildir.

Dolayısıyla bu beş esastan hareketle şu soruların cevaplanması gerekmektedir.

Akıl, mal, nesil, can ve din, kim tarafından korunacaktır?

Kime karşı korunacaktır?

Nasıl korunacaktır?

Ezcümle, bu soruların cevabı elbet kitabın sayfaları arasında yer almaktadır.

Eser hakkında bilgi için; Ötüken Yayınları 0212- 251 03 50

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle