--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İblis’in İşi ‘Yanlış’a Doğru ‘Doğru’ya Yanlış Demek

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

İşin tuhafı şu ki!

İblis’in “yanlışa doğru, doğruya yanlış” dediğini, Euzübesmeleye inanan ve okuyan bizler biliriz, bilmekle de kalmaz iman ederiz.

Bu kadar açık seçik olan gerçeğe rağmen, nasıl oluyorsa yine de aldanmaktan geri duramıyoruz. Daha da vahimi, aldandığımızı kabul etmeyip, inatla direniyoruz.

Malum iki tür şeytan vardır.

Birisi ilk insandan bu yana gelen ve kıyamete kadar kulları aldatmak, azdırmak, yoldan çıkarmak üzere, nefsi emaremizden hiç ayrılmayan şeytan.

Bir de bu şeytanın vazifesini üstlenmiş olan; “inkâr, ihanet, fitne, fesat, iftira” gibi ne kadar melanet varsa, bulundukları her yere bulaştıran “dinli-dinsiz kisve” altındaki ins şeytanlar vardır.

Birinci şeytanı halletmek kolay! İnanarak Euzübesmele yahut “La havle…” okunmasıyla çekip gider ve tekrar aldanma sürecine girmemizi bekler.

Esas zor olan ins şeytanlardır. Onları kovmak, tesir sahasından çıkmak, laf anlatmak, söz dinletmek, yapıp-ettiklerine ortak olmamak mümkün değildir.

Mesela ins şeytanlardan kaynaklanan olumsuzlukların faturasını hakiki şeytana yükleyip, ins şeytanları aklamaya çalıştığımız da bir vakıadır.

Yanlış anlaşılmasın bunları söylerken, dini nasihat falan vermek gibi bir niyetim yok. Benim nasihate ihtiyacım var, merhemim olsa başıma sürerim.

Demem şu ki:

Sosyal medya denilen sanal Cehennemin lavlarına karşı; elimizle, dilimizle, paramızla, gücümüzle destek verdiğimizi kabul etmeli ve önlem almalıyız.

“Nasıl önlem alınabilir” diye sorarsanız. “Reddetmeye gücünüz varsa” yeter!

Seminerlerde yahut sohbetlerde böyle söyleyince şu sahte savunma geliyor.

- “Ben etkilenmiyorum”. Ben etkilenmiyorum diyen kimsenin; gözünün, kulağının, beyninin, dilinin olmaması gerekir.

Göz ve kulak; gördüğü, duyduğu, her zerreyi kayıt merkezine gönderir ve silmez. Söz tohumdur, dilden çıkan her söz, ekildiği yerden mutlaka biter. Kaçmak ve kurtulmak imkânsızdır.

- “Beni etkilemez, umurumda değil, bakar geçerim” gibi teselliler, kendi kendimizi aldatmamızdan başka bir şey değildir.

Esas yüce kaydedici her nefesimizde olup bitenleri kayıt altına almaktadır. Velev ki biz unutsak da unutmasak da o unutmaz ve günü geldiğinde mutlaka karşımıza çıkaracaktır.

İşte bu hakikati ins şeytanlar çok iyi bilmekte ve kullanmaktadırlar. Elimizi, gözümüzü, kulağımızı, dilimizi, zihnimizi ve cüzdanımızı esir almış vaziyettedirler.

“Batılı tasvir, saf zihinleri idlal eder” diyenler laf olsun diye söylememişlerdir.

Kendimizde ve çevremizde yaşadığımız sosyal dengemizle birlikte, dini-milli değer yargılarımızın zaafa uğraması başka neyle izah edilebilir? 

Ezcümle:

Burada sözü İhsan Fazlıoğlu bilgesine bırakalım:

“Bu puslu ortamda istikameti muhkem sahih bir yol için, yalnızca ‘odunun doğru’ olup olmadığına değil; ondan daha çok, ‘hangi fırına odun taşındığına’ dikkat kesiliniz.

Kapitalizm; okutarak cahilliği, çalıştırarak fakirliği, medeniyet diyerek ölümü artırmaktadır”. 

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle