Her hayat kendi mecrasında akar
Büyükler der ki; “Herkesin hayatı kendi mecrasında akar ve bu akış, kâinattaki dengenin bir gereğidir”.
Hakan Fidan da kendi mecrasına döndü. Elbet ayrılması da bir başka dengenin gereği imiştir.
Kim bilir bu ayrılışta ne hakikatlerle karşılaşıldı, hangi bilinmezler ortaya çıktı ve nice görülmeyenlerin üzerine ışık tutuldu.
•
Hakan Fidan’ın vekil olmak için istifa ettiğinde yazdıklarıma baktım.
Çünkü bir hayat mecrasından hafif sapmıştı, doğru bir şey değildi fakat bilmediğimiz şeyler olabilir diye düşündüklerimi ortadan yürüyerek yazmıştım.
O günlerde şöyle demiştim:
“Hakan Fidan’ın adaylığı son tahlilde kesinleşir veya kesinleşmez onu bilemem. Hakan Fidan hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın düşüncesinden yanayım.
Fidan hakkında yazılan ve konuşulanları da şimdiye kadar pek okumadım. Rabbimin bir lütfu, ben insanları simalarından tanır, o kanaatimi esas sayarım.
Yanılma payımı da içine koyarak Sayın Fidan hakkında şu tespitlerimi paylaşayım.
Hakan Fidan’ın genetik yapısında güzel bir “asillik” var. Asillikten kastım, yedi ve daha geçmiş sülalesinden gelen aile bağlarında; “helal süt, helal ekmek, helal su ve helal amellerden” oluşan bir geliş hâkim.
Bununla birlikte anne ve babasından da yine aynı doğrultuda; “helal süt, helal ekmek ve haramsız, riyasız nasihatler, öğütler” almış bir sima taşımaktadır.
Hakan Fidan, inandığı ve iman ettiği değer yargıları çerçevesinde kendisini olgunlaştırmış, sağlam bir iman ve inançla hayata atılmış bir karakter sergilemektedir.
Hakan Fidan gibi insanlara memleketimizin ve milletimizin ihtiyacı vardır.
Kişiliğini ve kimliğini imani değer yargıları dairesinde ülkesine ve insanına adamış insanlar, her zaman ve zeminde çıkmazlar.
Bu sebeple Fidan ister vekil olsun ister olmasın, böyle sağlam karakterli vatan evlatları, devlet görevinde olmalıdırlar.
•
Aynı günlerde fitne ve fesat odaklarından Cumhurbaşkanımız üzerine; çelimsiz, iffetsiz, iz’ansız, vicdansız dillerden bir sürü laf yağıyordu.
Fidan’la ilgili bu yazının ertesinde de “Erdoğan’ı Anlamak İçin” diye bir yazı yazmış ve şöyle demiştim:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı anlamak için, öncelikle onun sahiplendiği ülkemizi, milletimizi ve dini milli değer yargılarımızı en az onun kadar sahiplenmek ve sevmek gerekir.
Erdoğan’ı elbet herkesin tanıması, bilmesi ve anlaması beklenemez. Ama tanıyanlar bilirler ki, içi dışı birdir.
Hakan Fidan hakkında söyledikleri üzerine İttihat ve Terakki zihniyetli zavallılar, neler neler söylediler.
Eminim Erdoğan bu yazılıp konuşulanlar karşısında epeyce gülmüştür. Fidan ile ilgili düşünceleri o kadar içten ve samimidir ki, altında hiçbir hesap olmayan ifadelerdir”.
•
İşte Fidan’ın vekillikten çekilip tekrar işini başına dönmesi bu samimiyetin bir göstergesidir.
İnşaallah memleketimiz ve milletimiz için hayırlı olur.







