--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Halk İnkılabı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Doğrusu İnkılab” mıdır? “İnkılap” mıdır? TDK’nın sözlüğüne “inkılab” yazınca “söz bulunamadı” yazıyor.

Oysa doğrusu “inkılab”dır. Günlük kullanımda ve yazı dilinde “inkılap”, “inkilap” “ınkılap” türleri de kullanılmaktadır.

Nice kelimelerimiz, sözcüklerimiz; harf devriminin kurbanı olarak güdükleşerek, değişerek, yok sayılarak, hatta dini-milli kavram çağrıştırdığı için yasaklanarak mahvedildi.

………………

İki türlü inkılab vardır. Birincisi; “Halka rağmen”. İkincisi “Halk istediği için”.

Halka rağmen yapılan inkılaplar tutmadı. Tutması imkânsızdı. Tutmayacağı biline biline memleketin ve milletin yüz yılı heba edildi.

Halka rağmen yapılan inkılaplar yüzünden, devletimizle milletimizin arası bir türlü düzelmedi. Devlet halka, halk devlete yabancı kaldı.

Yakın tarihimizdeki darbelere, ihtilallere, muhtıralara, koalisyonlara, yokluklara, teröre velhasıl tüm kargaşa ve kaoslara bakıldığında, esas sebebin inkılaplar üzerinden halkın dini ve milli değerlerine karşı beslenen husumetler olduğu görülür.

Gelelim halk istediği için gerçekleşen inkılaplara. Yedi düvele hükmeden bir devletten, 880 bin km’ye sıkışıp kalan sağduyu sahibi milletimiz, 80 yıl sonra istediği gibi bir lidere, Başkan Erdoğan’a kavuşmuştur.

Başkan Erdoğan’ın sıkça dile getirdiği “Biz milletimizin hizmetkârıyız” ifadesi, halk nezdinde kabul görmüş ve milletimiz, inanç değerlerine Erdoğan’ın liderliğinde kavuşmuştur.

……………………

Hafızalarımızdan henüz silinmemiş birkaç örnek hatırlayalım.

Halka inanan ve güvenen liderle, liderine inanan halk, devlet-millet adına her türlü inkılabı yapabilir.

İki cumhurbaşkanı önce ANS adlı bir kimse cumhurbaşkanıydı. Ramazan ayının birinde milletin gözünün içine baka baka kürsüden su içmişti.

Bu şahıs oruç tutan bir halk tarafından seçilmemişti. Devleti milletten soğutmak için iktidarın çalışmalarını engellemişti. Ayrıca 269 PKK’lıyı da affetmişti. Hep böyle bilinecektir.

Bir de Başkan Erdoğan’a bakalım.

16 yıl boyunca devlet-millet kaynaşmasını sağlamak için içeriden ve dışarıdan ülke olarak başımıza örülmedik çorap kalmadı. Yılmadık ve yıkılmadık.

Peki, ne yaptı Erdoğan?

Önce sırtını Hakk’a sonra halka dayadı ve bugünlere gelindi. Fikir ve düşünce namusu olan herkes kısa bir muhasebe yapabilirse hakikati kavrayabilir.

……………….

Bir cumhurbaşkanı yahut başkan düşünün ki, şehitlerimiz için camide Kur’an okuyor. Şehit ailelerini ziyaretinde Kur’an okuyor, konuşmalarında meal veriyor.

Külliyedeki vazifesine kabineyle birlikte dualarla, salavatlarla başlıyor. Hacı Bayram Camii’nde Cuma namazını eda edip, eski TBMM binasında dünyaya mesajını veriyor.

28 Şubat döneminde Mehmetçiklerimizin aileleri çocuklarının yemin merasimlerini tel örgülerin arkasından izlerken, şimdi silahlı kuvvetlerimizde, emniyet teşkilatımızda başörtülü subaylarımız, polis müdürlerimiz, kaymakamlarımız, belediye başkanlarımız var.

Dedim ya bunlar yazıya başlarken hemen akla geliverenler.

Ezcümle:

Yeni Türkiye’nin, “Yerli ve Milli Türkiye Kervanı” yola çıkmıştır. Olup bitenlere ister inkılap ister başka isim verelim.

Mesele şudur: “Milletten çalınan ve yasaklanan değerler yerine konulmaktadır”. 

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle