--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Halk hafızası ihaneti asla unutmaz

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
1

Hele bizim halkımız asla unutmaz, bugüne kadar da unutmamıştır. Hele de inancımıza olan ihanetleri kıyamete dek asla unutmayacaktır.

İsteyen uzak, ister yakın tarihimize baksın. Devletimize, dini-milli değerlerimize ihanet edenleri, siyasetçileri veya farklı isimler altında hainlik edenleri asla unutmamıştır.

Halkın hafızasını yok etmek veya toplumsal hafızayı silmek için yapılan tüm çalışmalar, çabalar, darbeler, inkılaplar sonuçsuz kalmış ve başarılı olamamıştır.

Bizim milletimizin hafızasında, inancında, değer yargılarında “devlet” demek, “kendisi” demektir. Devletine ihaneti kendisine sayar ve günü geldiğinde cevabını verir.

Anadolu fethedildikten ve İslamlaştıktan sonra kurulan Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet, tepeden inme değil, milletimiz tarafından kurulmuştur.

Bu sebeple millet olmadan devlet olunmayacağı bize mahsus bir karakterdir. Millet olma karakterimizi ise dini-milli inancımız yoğurmuştur.

Vatan sahipliği, iman sahipliğiyle ölçülür. Vatanı vatan edenlere ihanet, affı imkânsız bir suçtur. Çünkü devlet sahipliği, milletimiz için var olma savaşıdır.

Cumhuriyetin nasıl kurulduğunu bilmeyen yoktur. İstiklal Mücadelesinin nasıl kazanıldığı ve hangi inançla kazanıldığı malumdur.

İki soru:

Peki, cephelerde “Allah… Allah… nidâlarıyla kazanılan zafere, cephelerde Kur’anlar okunarak kazanılan zafere ne olmuştur?

Allah için, vatan için, din için, namus için şehit olan aslanlarımızın ve ailelerinin ve milletimizin dini ve milli değerleriyle kurduğu yeni devlet, daha içtimaa bile çıkmadan kısa sürede ne hale gelmiştir?

Cevabı, aklıselim sahibi herkes kendince verebilir.

Halkın hafızası bunları unutur mu? Ezanın, Kur’an’ın yasaklanması, yakılması, yırtılması, camilerin ahırlara çevrilmesi, satılması, iş yeri ve parti binası yapılması gibi daha nice icraatlar, halkın hafızasında canlılığını hâlâ korumaktadır.

CHP’nin tek parti devrinde halkı canından ve malından bezdirmesi, memleketi yaşanılır olmaktan çıkarıp, halkın burnundan fitil fitil getirmesi değil midir 14 Mayıs 1950’de Demokrat Partinin ezici çoğunlukla iktidara gelmesi.

Biraz daha yakına gelelim.

28 Şubat sonrası Ak Parti’nin 3 Kasım 2002 yılında 365 milletvekiliyle iktidara gelmesi, halkın hafızasının kaybolmadığına ve kaybolmayacağına delil değil midir?

Siyasi olarak halk iktidarına güç yetiremeyenler, şimdilerde çok çirkin ittifaklara başvurmaktalar. Sanıyorlar ki, milletimiz bunları görmüyor ve hafızasına kaydetmiyor.

Hele sağ cenahta bulunup da soldan medet umarak onlara sırıtık sırıtık yamananlar, evlerine bile misafir etmeyecek kimselere sırnaşıp duranlar halkımızın belleğindedir.

Milletimizin hafızasında sürekli canlı duran bir gerçek daha vardır.

Amerika ve Avrupa’nın koordine ettiği PKK, FETÖ ve diğer terör örgütleri ile bunlara destek veren ekonomi ve siyasi çevreler de hafızalarda kayıtlıdır.

Ezcümle:

Milletimizin hafızasında ihanet edenlere yine hafızalarda yaşayan şu söz söylenir:

“Canın bu topraklardan daha kıymetliyse, üzerinde yaşadığın yer senin vatanın değildir”.

 

Yorumlar

(1)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

4567

14 Temmuz 2021 16:33

Doğru unutmaz... 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle