Halk açken onlar hep tok yaşadı
Çocukluğumda “Satı ebe” diye yaşlı bir nine vardı. Geçimsizliğiyle ünlüydü ama çocuk olduğumdan mıdır nedir benimle arası iyi idi.
Orta yaşı, CHP’nin devleti ve milleti kıtlığa mecbur ettiği senelerde geçmiş ve haliyle ne kendisine ne çocuklarına ekmek bulamadığı zamanlar olmuş.
Geçimsizliğinin ve öfkesinin sebebi o yıllara dayanırmış. Ben de neler çektiğine dair sorular sorardım. Önce yanından kovar, sonra “gel” diye anlatırdı.
Bugün onları nakledecek değilim ama sık sık söylediği bir sözünü paylaşayım.
-“Menderes’e kadar biz açtık onlar toktu” der ve köye gelen her yabancıdan kaçıp samanlıklara, damlara saklandıklarını anlatırdı.
Meğer korkusundan söylemezmiş kimler olduğunu. CHP’nin zenginleriymiş.
¥
Malum CHP’nin iktidar olduğu devir, girmediğimiz savaş yıllarıdır ve savaşa giren ülkelerden daha çok ıstırap ve azap çektiğimiz senelerdir.
Dünyada savaşa girmediği halde bizim durumumuza düşen tek bir ülke gösterilemez ama girilmeyen savaşta, savaş zenginleri peyda olmuş.
Şimdi bu hususta o dönemi inceleyen eserlerden bazı satırlar aktaracağım. Belgesiz konuşmayalım ki, tarihimiz bilgisizlerin inkârlarıyla kirlenmesin.
¥
-“CHP diğer partiler gibi tabii bir seyir takip ederek halk arasında teşekkül etmiş, sonra tabii seçimlere dayanarak Meclise girmiş bir parti hüviyeti taşımaz”. (Milli Şef Dönemi Osman Akandere)
Savaş zenginleriyle ilgili mevzuya yine aynı eserden devam edelim:
-“CHP yönetiminin kanatları altında, siyasal kadrolar savaş yılları içerisinde tüccar ve eşraf kesimiyle menfaat dayanışması içerisinde olmuşlardır.
Servetlerini CHP yönetimine dayandıran politikacı-bürokrat ikilisinin belli bir kesimi CHP içinde kalmıştır”.
-“Gerçekten de savaş sonunda bürokratlarla, parti ve hükümette görev alanlardan birçok kişi, ticaret hayatına atılmış ve savaş yıllarında edindikleri servet ve işletmeleriyle ticaret hayatında boy göstermeye başlamışlardı”.
-“Bir avuç zenginin su yüzüne çıktığı Ankara’da, nüfuzlu milletvekillerine dayanmadan iş çıkarmak olanaksız hale gelmiştir.
Milli Savunmanın bir ihalesine katılan iki rakip firmanın temsilciliğini, aynı milletvekilinin alması gibi olaylar yadırganamaz olmuştur”.
-“Küçük memur ve üst düzey yöneticilerin yanı sıra, meclisteki mebusların ve hatta hükümetteki vekillerin bile rüşvet, suiistimal ve haksız kaz ançlara ortak olma gibi yollarla ‘savaş zenginleri’ kategorisine dâhil olduklarını söylemek mümkündür”.
¥
Yakup Kadri Karaosmanoğlu hatıralarında;
“Zeytinyağı piyasasını inhisar altına alan bakan mı istersiniz; karaborsacıları koruyan vali, umum müdür v.s. mi istersiniz; o devirde bunların her köşe başında size sırıttıklarını görebilirdiniz’ diyerek, sadece üst düzey yöneticilerinin değil, aynı zamanda devletin valilerinin ve hükümetlerde görev alan vekillerin de savaş zenginleri arasında olduğunu belirtmektedir.
¥
Ezcümle: Malum zihniyetin bugününe gelecek olursak. Her şey ortada! Milletten medet beklemek yerine umutlarını Batılı gavurlara bağlamışlar.







