--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Fitne Deccalları ve Şakşakçıları

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Elhamdülillah ülkemiz ve milletimiz, tarihinde hiç görmediği ve yaşamadığı büyük başarılara şahit oluyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, devlet millet bütünlüğünde özveriyle çalışan hükümetimiz, askerimiz, polisimiz ve diğer görevlilerimiz, bugünlerimiz ve yarınlarımız için önemli bir nasiptir.

Sadece G-20 zirvesi bile bu başarının ve gücün önemli göstergesidir. Memleketini ve milletini sahiplenen her insan için büyük bir onurdur.

Nice Cumhurbaşkanlarımız, başbakanlarımız, hükümetlerimiz oldu ama hiçbirisi de devletimizi ve milletimizi, böylesine ekip ruhu içerisinde yönetemediler.

Kendisini topraklarımıza ait hissedip, liyakat ve ehliyetle; devletini, halkını, dini ve milli değer yargılarını sahiplenen insanların istediği istikrar bu olsa gerektir.

Elbet bir de istikrarı reddeden ve tüm bu gerçekleri baltalamak isteyenler vardır. Çarıklı erkânı harplerimiz böylelerin; “Fitne Deccalları ve şakşakçıları” olduklarını söyler.

Bu tür kişi ya da kişileri tanımak için müracaat kaynağımız tabii ki kitabımız Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimiz (s.a.v.)’dir.

Ebu Hureyre Hz.’lerinden rivayet edilir. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır:

“Ümmetimin sonunda yalancı Deccallar olacak. Onlar, ne sizin ne de atalarınızın hiç işitmediği şeyleri söyleyecekler. Onlardan sakının”. Müslim, Mukaddime, 6.

Bu müthiş uyarıyı amelinde samimi Müslüman şöyle izah etmektedirler.

“Bu yalancılar, dünyevi menfaatleri uğruna, Kur’an’daki çeşitli içtimai âyetleri değiştirmeye ve yalanlamaya kalkarlar ve hatta o ayetler bu zamanı kastetmiyor” derler.

“Bu zamanda, bu devirde, kesinlikle böyle çağdışı bir şeyi Kur’an emretmez” diyerek, Müslümanları küstürmelerini göze alarak, “Kur’an ve Peygamber düşmanlarıyla buluşur ve onlarla birlikte hareket ederler”.

Mesela yakın geçmişe bir uğrak vuralım.

Başörtü meselesinin gündemde olduğu sıralarda yalancı Deccallar neler söylemişti ve nasıl alkışlanmıştı.

Ne demişlerdi bir kısım insanlar:

“Kur’an’da baş örtme diye bir şey yoktur. Nereden çıkarıyorlar. Ben Kur’an’ı başından sonuna kadar okudum orada baş örtmeye dair bir emir bulamadım”.

Sırf dünyalık emelleri için göz göre göre, bile bile, dini değerlerimizi kendi yalanlarına, nefislerinin arzularına rahatlıkla alet ediyorlardı ve alkışlanıyorlardı. Geçelim.

Şu hakikati hepimiz biliyoruz. Fitne, fesat, iftira, yalan, dedikodu kazanı, insanlık tarihi boyunca hep kaynamış, insanlık tarihinin sonuna kadar da kaynayacaktır.

İşte esas imtihan, bu kazanın altına ateş vazifesi görmemek ve olabildiğince söndürmeye çalışmak, bunu yapamıyorsak hiç olmazsa yanında ve yöresinde olmamaktır.

“Zulm ile âbâd olanın âhiri berbat olur” der büyüklerimiz.

Uzak ve yakın tarihimize baktığımızda zulümle abad olanların sonunu, akl-ı selim sahibi her insan görmektedir. Vesselam.

Duamız; “Allah’ım! Hakkı hakk olarak bilip hakka uymayı, batılı batıl olarak bilip batıldan uzaklaşmayı nasip eyle!” 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle